“Turizme bir iş değil, yaşam biçimi olarak baktım” diyen Ebi Turizm’in kurucusu Oya Ebru Küçükel, hem hayalleri gerçeğe dönüştürüyor hem de düğün turizmi alanında Türkiye’yi uluslararası alanda öne çıkaran projelere imza atıyor.

Turizm dünyasında son yılların parlayan alanlarından biri olan düğün turizmi, Türkiye’nin eşsiz doğası, tarihi zenginliği ve güçlü hizmet altyapısıyla giderek büyüyen bir potansiyel sunuyor. Bu alanda fark yaratan isimlerden biri de Ebi Turizm’in kurucusu Oya Ebru Küçükel… Turizmi bir meslekten öte yaşam tarzı olarak benimseyen başarılı kadın girişimciyle; kariyer yolculuğunu, büyük organizasyonlardaki deneyimlerini, Türkiye’nin düğün turizmindeki yerini ve genç kadınlara verdiği ilhamı konuştuk.

  • Sizi tanıyarak başlayalım. Turizm yolculuğunuz nasıl başladı?

Turizme bir iş olarak değil, bir yaşam biçimi olarak baktım hep. İnsanlarla bağ kurmayı, kültürleri tanımayı, onların hayallerini gerçeğe dönüştürmeyi çok sevdim. Bu heyecanla yola çıktım. Zamanla bu tutku beni yöneticilik sorumluluklarına, büyük organizasyonlara ve daha geniş kitlelere dokunabileceğim projelere taşıdı.

  • Bugün geldiğiniz noktada bu sürece neler eşlik etti?

Tutku, sabır ve çok fazla emek… Evli ve iki çocuklu bir kadın olarak her zaman dengede kalmaya çalıştım. Bazen çocuklarım kahvaltı ederken ben toplantıya hazırlanıyor, bazen gece geç saatlerde evden çalışıyordum. Ama bu tempoda vazgeçmek yerine daha da güçlendim. Bugün farklı kurumlarda yönetici olmak, sadece kişisel bir başarı değil, aynı zamanda sektördeki kadın profesyoneller adına atılmış bir adım benim için.

  • Geçtiğimiz günlerde Raffles İstanbul’da 1000 kişilik bir düğün organize ettiniz. Böyle büyük bir organizasyonun sorumluluğunu taşımak size ne hissettirdi?

Açık konuşmak gerekirse, o gece sadece bir düğün değil, adeta bir hayalin sahnelenmesiydi. Her detayda binlerce parça vardı: tedarikçiler, sanatçılar, protokol, konaklama, ulaşım, teknik ekip… Kadın olmak burada avantaj sağladı diyebilirim. Detaylara hâkimiyet, empati, aynı anda birçok şeyi takip edebilme… Hepsi bu işin parçasıydı. Düğün bittiğinde hem fiziksel hem duygusal bir zafer yaşadım.

  • Türkiye’de turizm dünyası son dönemde yeni bir trendle karşı karşıya: Düğün turizmi. Siz düğün turizmine nasıl başladınız?

Sektörümde farklı alanlarda gelişmeyi önemseyen biriyim. Mesela Dubai henüz bu kadar popüler değilken, bundan üç yıl önce orada kendi acentamı açtım. Ama sürdürülebilirlik ve vatan benim için çok önemli. Vatan hasreti ağır basınca Dubai’deki acentamı üç senenin sonunda ortağıma devrettim. Şu an merkez ofisimiz olan Florya’dan Dubai taleplerimizi karşılamaya devam ediyoruz.

Düğün turizmi ise detaylara dayalı olması, duygusal yoğunluğu ve kültürel çeşitliliğiyle beni etkiledi. İşin içine girince çok sevdim ve artık bu alanda da iddialı projelere imza atıyoruz.

  • Türkiye’de düğün turizmi şu an nasıl bir seyir izliyor? Özellikle yabancı destinasyon düğünleri açısından ülkemizin cazibesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye aslında düğün turizmi için büyük bir potansiyele sahip. İstanbul, Bodrum, Kapadokya, Antalya gibi destinasyonlar sadece doğasıyla değil; otel altyapısı, gastronomisi ve kültürel zenginliğiyle de dikkat çekiyor. Özellikle Orta Doğu ve Güney Asya pazarından gelen talep son yıllarda ciddi bir ivme kazandı. Türkiye, doğru strateji ve güçlü koordinasyonla bu pazarda kalıcı bir oyuncu olabilir.

  • Türkiye, dünya çapında düğün destinasyonları arasında nasıl daha fazla ön plana çıkabilir sizce?

Uluslararası tanıtım çok önemli. Dijital içerikler, influencer işbirlikleri, sosyal medya kampanyalarıyla Türkiye’nin bu alandaki konumu güçlendirilmeli. Vize kolaylıkları, kamu-özel sektör iş birliği ve uluslararası organizatörlerle stratejik ortaklıklar şart. Ayrıca bu sektörde çalışacak profesyonel ekiplerin eğitimine de yatırım yapılmalı. Kültürel hassasiyetleri bilen, kriz anında çözüm üretebilen uzman ekiplerle çok daha güçlü bir yapı kurulabilir.

  • Hazırladığınız organizasyonlara bürokratların katılım gösterdiğini biliyoruz. En son organizasyonunuza katılan birkaç ismi bizimle paylaşır mısınız?

Elbette. Raffles İstanbul’daki son düğün organizasyonumuzda birçok kıymetli isim bizimleydi.

Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Sayın Fahri Kasırga, İçişleri Bakan Yardımcısı Münir Karaloğlu, Yargıtay 1. Başkanı İsmail Rüştü Cirit, çok sayıda milletvekili ve vali konuğumuz oldu.

Bu tür etkinliklerde bu düzeyde bir katılım görmek, hem ülkemiz için hem de organizasyonun uluslararası prestiji açısından çok kıymetli.

  • Bugün geriye dönüp baktığınızda, en gurur duyduğunuz organizasyonunuz nedir?

Dubai Türk İş Konseyi üyesi ve ana sponsorlarından biri olarak, Türkiye Cumhuriyeti’nin 99. kuruluş yıldönümünde Dubai’de binlerce kişilik görkemli bir 29 Ekim kutlamasını gerçekleştirdik. Kendi ülkemden kilometrelerce uzakta böyle anlamlı bir etkinliğe katkı sağlamak, hem kişisel hem mesleki olarak en gurur duyduğum anlardan biri oldu. Şimdi o izi, daha fazla kadının güvenle takip edebilmesi için yollar açmaya devam ediyorum.

  • Yaz sezonu düğünleri başladı. Bu dönem sizin için ne ifade ediyor? Nasıl bir hazırlık süreci yaşıyorsunuz?

Yaz sezonu bizim için yılın en yoğun ve heyecan verici zamanı. Güneşli günler, açık hava düğünleri, deniz kenarı organizasyonları… Her detayda ayrı bir yaratıcılık ve hassasiyet gerekiyor. Bu döneme haftalar öncesinden hazırlık yapıyoruz; ekiplerimizi güçlendiriyor, tedarik zincirimizi yeniden organize ediyor, yurt dışından gelen misafirler için özel programlar hazırlıyoruz. Her düğün bir hayal ve biz o hayali kusursuz şekilde gerçekleştirmek için çalışıyoruz.

  • Anne olmak iş hayatınızı nasıl etkiledi?

Anne olmak beni daha planlı, daha empatik ve daha dirençli bir profesyonel haline getirdi. Elbette zorlandım; kimi zaman çocuklarımla vakit geçirmek yerine bir kriz çözmek zorunda kaldım. Ama anlayışlı bir eşin desteğiyle bu dengeyi kurmak mümkün oldu. Çocuklarımın gözünde güçlü bir kadın figürü olmak, her şeye değdi. Çünkü biliyorum ki biz kadınlar sadece işte değil, hayatın her alanında rol model olabiliriz.

  • Genç kadınlara ne söylemek istersiniz?

Cesur olun. Hayal kurmaktan korkmayın. Kadın olarak bu sektörde yer edinmek zor olabilir ama imkânsız değil. Kendi sesinizi bulun, emeğinizle iz bırakın. Ve unutmayın; birbirimize destek oldukça, birlikte yükseliriz.