Global Seyahat & Gastronomi Yazarı ve TUSGADER Başkanı Akif Budak, Türkiye’de tatil maliyetlerinin Avrupa’nın birçok ülkesini geride bırakmasının ardında yalnızca fiyat politikalarının değil, yüksek enflasyon, artan işletme giderleri, vergi yükü ve döviz avantajının kaybolması gibi yapısal ekonomik nedenlerin bulunduğunu belirtti. Budak, bu tablonun Türkiye’nin uluslararası turizmdeki rekabet gücünü zayıflattığına dikkat çekti.

İspanya ve Avrupa’daki birçok destinasyonda tatil yapmanın Türkiye’ye kıyasla daha ekonomik hale gelmesini değerlendiren Global Seyahat & Gastronomi Yazarı ve TUSGADER Başkanı Akif Budak, sorunun tek bir nedene indirgenemeyeceğini söyledi.

Türkiye’nin Avrupa’dan daha pahalı hale gelmesinin yalnızca açgözlülük ya da döviz kuruyla açıklanamayacağını ifade eden Budak, yüksek enflasyon, artan işletme maliyetleri, vergi yükü, kira ve enerji giderleri ile bazı turizm bölgelerinde uygulanan yüksek fiyatlandırma politikalarının bu tablonun temel nedenleri arasında yer aldığını dile getirdi.

Yüksek Fiyatların Arkasındaki Gerçekler

Son yıllarda özellikle turizm destinasyonlarında oluşan yüksek fiyatların birçok ekonomik etkenin birleşimiyle ortaya çıktığını belirten Budak, gıda, enerji, kira ve personel maliyetlerindeki artışın restoran, kafe, market ve otelleri fiyatlarını sürekli güncellemeye zorladığını söyledi.

Antalya, Bodrum, Çeşme, Alaçatı ve İstanbul gibi turizm merkezlerinde kira maliyetlerinin işletmeler üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu kaydeden Budak, bu maliyetlerin doğrudan menü ve konaklama fiyatlarına yansıdığını ifade etti.

Kur Avantajı Neden Kayboldu?

Vergiler, SGK primleri, enerji giderleri ve diğer işletme maliyetlerinin de fiyatları yukarı çektiğini belirten Budak, iç hat uçak biletlerinde sınırlı rekabet, yakıt maliyetleri ve yoğun sezon talebinin de seyahat maliyetlerini artırdığını vurguladı.

Geçmişte Türkiye’nin döviz kuru avantajıyla uygun fiyatlı bir destinasyon olarak öne çıktığını hatırlatan Budak, son yıllarda enflasyonun döviz kurundan daha hızlı yükselmesi nedeniyle bu avantajın büyük ölçüde ortadan kalktığını söyledi.

“Pahalı Destinasyon” Algısı Güçleniyor

Yaz sezonunda yoğun talep gören destinasyonlarda arz-talep dengesinin de fiyatları yukarı taşıdığına dikkat çeken Budak, bazı otel ve restoranların ise yabancı turistlerin ödeme gücünü hedefleyen “premium destinasyon” fiyatlandırması uyguladığını ifade etti.

Bu gelişmeler sonucunda İspanya, İtalya, Portekiz, Yunanistan, Mısır ve Tunus gibi ülkelerin birçok Avrupalı turist için Türkiye’den daha ekonomik hale geldiğini belirten Budak, sektör temsilcilerinin de bu durumun Türkiye’nin rekabet gücünü zayıflattığını ve “Türkiye artık pahalı bir destinasyon” algısını güçlendirdiğini dile getirdi.

Rekabet Gücü İçin Yeni Adımlar Şart

Türkiye’nin yeniden fiyat avantajı yakalayabilmesi için maliyet baskısını azaltacak yapısal adımların önemine işaret eden Budak, turizm sektörünün sürdürülebilir büyümesi ve uluslararası rekabet gücünün korunabilmesi adına ekonomik koşulların iyileştirilmesinin kritik olduğunu vurguladı.