TTYD’nin TIF 2026 kapsamında düzenlediği “Konaklama Sektöründe Sermaye Akışları ve İşlemlere Bakış” oturumunda; Access Hospitality Başkanı Haluk Özdoğan, EY Ortağı Gün Gökkaya ve Deloitte Ortağı Osman Arslan, Türkiye’de otel yatırımlarında sermaye iştahının sürdüğünü ancak kârlılık baskısı ve dijital dönüşümün sektörün yeni gündemini belirlediğini vurguladı.
Küresel sermaye yeniden otelcilikte
Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği (TTYD) tarafından düzenlenen Turizm Yatırım Forumu – TIF 2026 kapsamında gerçekleştirilen “Konaklama Sektöründe Sermaye Akışları ve İşlemlere Bakış” panelinde, Türkiye’deki otel yatırımlarının finansal görünümü, yatırımcı profili ve dijital dönüşüm başlıkları ele alındı.
Panelde konuşan EY Ortağı Gün Gökkaya, pandemi sonrası dönemde otelcilik sektörünün “kazanan varlık sınıfı” olarak yeniden sermaye çekmeye başladığını belirtti. Türkiye’nin küresel yatırımcı açısından cazibesini koruduğunu vurgulayan Gökkaya, özellikle Bodrum’da Bulgari, Shangri-La ve Edition gibi premium markaların varlığının uluslararası yatırımcı ilgisini artırdığını ifade etti.
Gökkaya’ya göre yatırımcı profili oldukça geniş bir yelpazeye yayılıyor: devlet fonları, özel sermaye fonları, aile ofisleri ve duygusal yatırımcılar aynı pazarda hareket ediyor. Ancak mevcut enflasyonist ortam ve maliyet baskıları nedeniyle yatırımcıların daha seçici davrandığını söyledi.
Kârlılık baskısı artıyor
Access Hospitality Kurucu & Başkanı Haluk Özdoğan, artan maliyetlere karşın gelirlerin aynı hızda artmadığını ve sağlıklı EBITTALAR üretmenin zorlaştığını dile getirdi. Bu durumun çarpanlar ve işlem hacmi üzerinde etkili olduğunu belirten Özdoğan, ekonomide istikrar sağlandığında yatırım ortamının daha da güçleneceğini öngördü.
Gökkaya ise mevcut otellerin satın alınıp yenilenmesinin, sıfırdan yatırım yapmaya kıyasla %40–60 oranında daha avantajlı olabildiğini belirterek, önümüzdeki dönemde mevcut varlıklara değer katma stratejisinin öne çıkacağını ifade etti.
Avrupa ile benzer tablo
Deloitte Ortağı Osman Arslan, geçtiğimiz ay yayımlanan Deloitte Avrupa Konaklama Sektörü Araştırması’ndan veriler paylaştı. 1000’in üzerinde sektör temsilcisinin katıldığı araştırmaya göre Avrupa’da büyüme beklentisi olumlu; ancak kârlılık beklentileri düşüş eğiliminde. Türkiye’de de benzer bir tablo söz konusu.
Arslan, sektörün dijitalleşme yatırımlarına hız kesmeden devam ettiğini belirtti. Özellikle:
- Yapay zekâ uygulamaları
- Akıllı teknoloji çözümleri
- Robotik ve otomasyon yatırımları
- Veri analitiği temelli karar destek sistemleri
önümüzdeki dönemde maliyet optimizasyonu ve verimlilik artışı için kritik rol oynayacak.
Ayrıca büyük ölçekli satın almalara yönelik iştahın sınırlı olduğunu, daha çok organik büyüme ve stratejik ortaklıklar üzerinden ilerleme beklendiğini vurguladı.
Türkiye hâlâ yatırım haritasında
Panelde öne çıkan ortak görüş, Türkiye’nin güçlü kültürel mirası ve yüksek yabancı turist oranı sayesinde yatırımcı haritasında kalmaya devam edeceği yönündeydi. Gökkaya, 68 milyar dolarlık turizm geliri hedefinin sermaye açısından önemli bir çekim alanı yarattığını belirtti.
Oda başı işlem fiyatlarının Avrupa ortalamasına kıyasla daha düşük seviyelerde olduğunu ifade eden konuşmacılar, bunun yatırımcı açısından fırsat penceresi oluşturduğunu dile getirdi.
TIF 2026’daki oturum, konaklama sektöründe önümüzdeki dönemin; sermaye hareketliliği, kârlılık yönetimi ve dijital dönüşüm ekseninde şekilleneceğini ortaya koydu.

