Turizmde İş Birliği ve Gelecek Zirvesi kapsamında düzenlenen “Sektör ve Akademi Aynı Dili Konuşuyor mu?” panelinde, Türkiye’nin MICE turizmindeki yükselişi, sektör-akademi iş birliği ve yapay zekânın dönüştürücü etkisi masaya yatırıldı. Panelistler, İstanbul’un yeniden dünya sıralamasında ilk 5’e girebilecek potansiyele sahip olduğu konusunda birleşirken, bunun ancak ortak vizyon, güçlü tanıtım ve insan odaklı yaklaşımla mümkün olabileceğine dikkat çekti.
Uluslararası MICE Endüstrisi (I-MICE) Derneği tarafından İstanbul Nişantaşı Üniversitesi iş birliğiyle düzenlenen “Turizmde İş Birliği ve Gelecek Zirvesi”nin ilk paneli, sektörün geleceğine ışık tutan çarpıcı değerlendirmelere sahne oldu.
TÜROB Başkan Danışmanı Armin Zerunyan’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen “Sektör ve Akademi Aynı Dili Konuşuyor mu? Seyahat Acentası, Otel ve Akademi İlişkisine Çok Yönlü Bir Bakış” başlıklı panelde; TÜRSAB Başkan Yardımcısı Hasan Eker, İstanbul Skal Kulübü Başkanı Mustafa Devrim Yalçın, Divan Otelleri Merkez Satış Direktörü Balcan Oğuz, TÜROB Başkan Danışmanı Uğur Talayhan ve İstanbul Nişantaşı Üniversitesi Öğretim Görevlisi Hümeyra Demir görüşlerini paylaştı.
Hasan Eker: “İstanbul Potansiyelinin Gerisinde”
TÜRSAB Başkan Yardımcısı Hasan Eker, İstanbul’un kongre turizmi açısından dünyanın en güçlü destinasyonlarından biri olduğunu belirterek, mevcut sıralamanın gerçek potansiyeli yansıtmadığını söyledi.
İstanbul’un uluslararası kongre potansiyeli açısından dünyada ilk 5 şehir arasında gösterildiğini ifade eden Eker, “Bir dönem bunu başarmıştık, yeniden başarabiliriz” dedi.
Eker, özellikle uluslararası akademik derneklerde görev alan Türk akademisyenlerin kongreleri Türkiye’ye kazandırmada önemli rol üstlenebileceğini vurgulayarak, akademisyenlerin teşvik edilmesi ve desteklenmesi gerektiğini ifade etti.
Mustafa Devrim Yalçın: “İstanbul’un 18’inci Sırada Olması Yeterli Değil”
İstanbul Skal Kulübü Başkanı Mustafa Devrim Yalçın ise İstanbul’un geçmişte çok daha güçlü bir konumda bulunduğunu hatırlattı.
“2012-2013 yıllarında İstanbul, 500 kişinin üzerindeki uluslararası toplantılarda dünyada birinci sıradaydı” diyen Yalçın, bugün gelinen noktanın potansiyelin altında kaldığını belirtti.
Güvenlik algısı, ulaşılabilirlik ve fiyat rekabetinin destinasyon seçiminde belirleyici olduğunu söyleyen Yalçın, “İstanbul’un 18’inci olması bizim için başarı hikâyesi değil. İlk 5’i hedeflemeliyiz” değerlendirmesinde bulundu.
Balcan Oğuz: “Aynı Hikâyeyi Anlatmalıyız”
Divan Otelleri Merkez Satış Direktörü Balcan Oğuz, destinasyon pazarlamasında ortak söylemin önemine dikkat çekti.
Türkiye’nin kongre turizminde güçlü bir hikâyeye sahip olduğunu belirten Oğuz, oteller, acenteler ve tüm paydaşların aynı mesajı vermesi gerektiğini ifade etti.
“Birlikte hareket ederek aynı hikâyeyi anlatabilirsek, destinasyon gücümüzü çok daha yukarı taşıyabiliriz” diyen Oğuz, deneyim tasarımının ve veri analizinin de rekabette öne çıkan unsurlar olduğunu kaydetti.
Uğur Talayhan: “Biz Hizmet Sektöründe Değil, İnsan Sektöründeyiz”
Panelin dikkat çeken açıklamalarından biri de TÜROB Başkan Danışmanı Uğur Talayhan’dan geldi.
Turizmin özünde insan olduğunu vurgulayan Talayhan, “Biz hizmet sektöründe değil, insan sektöründeyiz” diyerek yapay zekâ çağında dahi insan dokunuşunun önemini hatırlattı.
Türkiye’nin yalnızca fiyat avantajıyla değil, kültürel mirası ve misafirperverliğiyle öne çıkması gerektiğini belirten Talayhan, algı yönetiminin daha doğru yapılmasının önemine işaret etti.
Hümeyra Demir: “Akademisyenlerin Önündeki Engeller Kaldırılmalı”
İstanbul Nişantaşı Üniversitesi Öğretim Görevlisi Hümeyra Demir ise akademik üretim ile kongre turizmi arasındaki güçlü ilişkiye dikkat çekti.
Uluslararası yayın ve akademik görünürlüğün arttığı ülkelerin kongre turizminde de yükselişe geçtiğini belirten Demir, akademisyenlerin yurt dışı kongrelere katılımının önündeki maddi ve bürokratik engellerin azaltılması gerektiğini söyledi.
Demir ayrıca sektörün hızına yetişebilmek için müfredatların sürekli güncellenmesi gerektiğini ifade ederek, yapay zekânın doğru kullanımının artık turizm eğitiminin ayrılmaz bir parçası haline geldiğini vurguladı.
Yapay Zekâ ve İnsan Dokunuşu Birlikte Şekillenecek
Panelin ikinci bölümünde ise yapay zekânın MICE sektörüne etkileri ele alındı. Katılımcılar, teklif hazırlama, veri analizi ve operasyonel süreçlerde yapay zekânın önemli kolaylıklar sağlayacağını belirtirken, yaratıcılık, ilişki yönetimi ve misafir deneyimi gibi alanlarda insan faktörünün belirleyici olmaya devam edeceği konusunda görüş birliğine vardı.
Panel, Türkiye’nin MICE turizmindeki güçlü potansiyelini yeniden üst sıralara taşıyabilmesi için sektör, akademi ve kamu iş birliğinin daha da güçlendirilmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

