Turizmde İş Birliği ve Gelecek Zirvesi kapsamında düzenlenen “Potansiyel Var, Pay Neden Az? Türkiye’nin MICE Gerçeği” panelinde, sektör temsilcileri Türkiye’nin MICE turizmindeki güçlü potansiyeline rağmen hak ettiği payı alamamasının nedenlerini masaya yatırdı. Ortak strateji eksikliği, güven algısı, dijital dönüşüm maliyetleri ve nitelikli insan kaynağı ihtiyacı öne çıkan başlıklar oldu.
Uluslararası MICE Endüstrisi (I-MICE) Derneği ile İstanbul Nişantaşı Üniversitesi iş birliğinde gerçekleştirilen “Turizmde İş Birliği ve Gelecek Zirvesi”nin ikinci panelinde, Türkiye’nin MICE turizmindeki mevcut konumu ve geleceği tüm yönleriyle ele alındı.
Dr. Öğr. Üyesi Gökhan Demiray moderatörlüğünde düzenlenen “Potansiyel Var, Pay Neden Az? Türkiye’nin MICE Gerçeği” başlıklı panelde; TGA Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin Kurt, Bluechip Creative Events & GDMC Kurucu Başkanı Elmas Özler, Vista Turizm ve Seyahat A.Ş. Genel Müdürü Ece Yiğit, Rixos İstanbul Otelleri Satış Direktörü Ebru Dikdağ Tok ve NG Sapanca & NG Enjoy Otelleri Satış Direktörü Oğuzhan Cebeci görüşlerini paylaştı.
Hüseyin Kurt: “Önce Hastalığı Kabul Etmeliyiz”
Panelin en dikkat çeken değerlendirmelerinden biri TGA Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin Kurt’tan geldi. Türkiye’nin MICE sektöründe yaşadığı sorunların açık yüreklilikle konuşulması gerektiğini belirten Kurt, çözümün ancak gerçeklerle yüzleşerek mümkün olacağını söyledi.
Türkiye’nin son yıllarda terör olaylarından siyasi krizlere, darbe girişiminden pandemiye kadar birçok olumsuz sürecin etkisini yaşadığını hatırlatan Kurt, bu gelişmelerin MICE sektörünü doğrudan etkilediğini ifade etti.
“Önce hastalığı kabul etmeliyiz” diyen Kurt, sektörün en büyük eksikliklerinden birinin ortak hareket kültürünün oluşturulamaması olduğunu vurguladı.
Akademisyenler, PCO’lar, DMC’ler, oteller, havayolları, kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşlarının aynı masa etrafında buluşması gerektiğini belirten Kurt, “Türkiye’nin ortak bir MICE stratejisine ihtiyacı var” değerlendirmesinde bulundu.
Elmas Özler: “Türkiye’nin Hikâyesini Birlikte Yazmalıyız”
Bluechip Creative Events & GDMC Kurucu Başkanı Elmas Özler ise sektörün sahip olduğu değerleri ortak bir hikâyeye dönüştürmesi gerektiğini söyledi.
Türkiye’nin coğrafi, kültürel ve insani zenginliklerine dikkat çeken Özler, “Her birimiz ayrı hikâyeler anlatıyoruz. Oysa Türkiye’nin ortak bir hikâyesi olmalı” dedi.
Başarının ancak birlikte hareket ederek mümkün olacağını ifade eden Özler, etik değerler, güven ve liderliğin sektörün temel yapı taşları arasında yer aldığını belirtti.
“Biz yaparız” mesajı veren Özler, sektörün kararlılıkla ilerlemesi halinde Türkiye’nin çok daha güçlü bir konuma ulaşabileceğini söyledi.
Ece Yiğit: “Yapay Zekâ Güzel Ama Hangi Parayla?”
Vista Turizm ve Seyahat A.Ş. Genel Müdürü Ece Yiğit ise dijital dönüşümün maliyet boyutuna dikkat çekti.
Yapay zekâ ve dijitalleşmenin operasyonel verimlilik açısından önemli fırsatlar sunduğunu belirten Yiğit, bu yatırımların ciddi bütçeler gerektirdiğini ifade etti.
“Yapay zekâ çok güzel ama hangi parayla?” diyen Yiğit, turizm sektöründe kârlılık oranlarının düşük olduğunu, teknoloji yatırımlarının ise oldukça maliyetli hale geldiğini söyledi.
Açık kaynaklı yapay zekâ uygulamalarının veri güvenliği açısından soru işaretleri taşıdığına da dikkat çeken Yiğit, insan muhakemesi ve deneyiminin teknolojiyle tamamen ikame edilemeyeceğini vurguladı.
Pandemi sonrası hibrit etkinliklerin dönüşümüne de değinen Yiğit, tam dijital organizasyonlara olan ilginin azaldığını, insanların yeniden yüz yüze buluşmaya ihtiyaç duyduğunu ifade etti.
Ebru Dikdağ Tok: “Farklı Deneyimler Arayan Bir Dünya Var”
Rixos İstanbul Otelleri Satış Direktörü Ebru Dikdağ Tok, MICE sektöründe deneyim odaklı yaklaşımın önem kazandığını söyledi.
Etkinlik planlayıcılarının artık klasik toplantı salonlarının ötesinde “eşsiz mekânlar” aradığını belirten Dikdağ Tok, İstanbul’un bu anlamda büyük bir avantaja sahip olduğunu ifade etti.
Ancak bu potansiyelin yeterince değerlendirilemediğini vurgulayan Dikdağ Tok, Barcelona ve Dubai gibi destinasyonların uzun vadeli planlamalar ve yatırımlarla öne çıktığını söyledi.
İstanbul’un tarihi ve kültürel zenginliğini MICE altyapısıyla daha güçlü şekilde buluşturması gerektiğini belirten Dikdağ Tok, yatırım ve teşvik mekanizmalarının önemine dikkat çekti.
Oğuzhan Cebeci: “Sürdürülebilirlik Artık Tercih Değil”
NG Sapanca & NG Enjoy Otelleri Satış Direktörü Oğuzhan Cebeci ise sürdürülebilirliğin artık satın alma kriterleri arasında yer aldığını ifade etti.
Eskiden fiyat, ulaşım ve salon kapasitesinin ön planda olduğunu söyleyen Cebeci, bugün ise güvenlik sertifikaları, atık yönetimi, enerji verimliliği ve yerel üretici kullanımı gibi başlıkların sorgulandığını belirtti.
Uluslararası şirketlerin teklif süreçlerinde sürdürülebilirlik politikalarını detaylı biçimde değerlendirdiğini kaydeden Cebeci, Türkiye’nin kültür, gastronomi ve doğa gibi güçlü yönlerini daha etkin kullanarak farklılaşabileceğini ifade etti.
Potansiyel Büyük, Yol Haritası Şart
Panelin sonunda tüm konuşmacılar, Türkiye’nin MICE turizminde önemli avantajlara sahip olduğu konusunda görüş birliğine vardı. Ancak bu potansiyelin ekonomik değere dönüşebilmesi için ortak strateji, güven ortamı, nitelikli insan kaynağı, dijital dönüşüm yatırımları ve sürdürülebilirlik odaklı bir yaklaşımın şart olduğu vurgulandı.
Türkiye’nin sahip olduğu hikâyeyi doğru anlatabilmesi halinde küresel MICE pazarından çok daha büyük pay alabileceği mesajı, panelin öne çıkan ortak görüşü oldu.

