Dünyanın önde gelen otel gruplarından Minor Hotels, lüks markası Anantara’nın Türkiye’deki ilk projesini Çeşme’de hayata geçiriyor. Yaklaşık 2 milyar TL yatırımla geliştirilecek Anantara Retreat Çeşme, deneyimsel turizm, sağlık turizmi ve sürdürülebilir yaşam yaklaşımını bir araya getirerek 2030 yılında kapılarını açmaya hazırlanıyor.

İzmir’in Çeşme ilçesinde hayata geçirilecek Anantara Retreat Çeşme,60-70 metrekareyi bulan süit odaları, farklı büyüklüklerde özel havuzlu otel villaları ile hizmet verecek. Projede farklı konseptlerde uluslararası ödüllü şeflerin yöneteceği restoranlar, toplantı salonları, açık ve kapalı yüzme havuzları, tenis ve padel kortları, yürüyüş parkurları ile çocuk ve gençlik kulübünün yanı sıra wellness, spa ve longevity yaklaşımıyla şekillenen sağlık turizmi deneyimleri sunulacak. Anantara sağlık turizmi olgusunu ultra lüks konaklama deneyimi ile birleştiren küresel çapta bir oyuncu olarak Çeşme’nin sağlık turizmi potansiyelini uluslararası arenaya çıkarmayı hedeflemektedir. 

Anantara Retreat Çeşme, Arıkan Proje Geliştirme A.Ş. tarafından toplam 260 bin metrekarelik alanda geliştirilen Castello Fontana deneyimsel turizm merkezinin içerisinde 180 bin metrekarelik alanda yer alacak. Sağlık, eğitim, gastronomi, sanat, tarım, kültür ve turizm olmak üzere yedi disiplin üzerine kurulan Castello Fontana, Çeşme’nin doğal ve kültürel değerlerini bütüncül bir turizm anlayışıyla bir araya getirecek. Castello Fontana’nın yalnızca bir turizm yatırımı olmadığını vurgulayan Arıkan Proje Geliştirme ve Hukuk Danışmanı Habip Arıkan, projenin Türkiye’de benzeri olmayan bir model üzerine kurgulandığını ifade ederek şöyle konuştu:

“Castello Fontana; sanat, kültür, tarım, gastronomi, turizm, eğitim ve sağlığı içine alan yedi ana disiplin üzerine kuruldu. Türkiye’de hatta Avrupa’da bu anlayışta başka bir model olduğunu düşünmüyorum. Bunun ilk örneğini Çeşme’ye getiriyoruz. Bu projenin Çeşme turizmine çığır açacağına ve Türkiye’de yeni turizm anlayışına önemli bir ışık tutacağına inanıyoruz.”

Yaklaşık 2 milyar TL yatırım değerine sahip projenin, bölge ekonomisine doğrudan ve dolaylı olarak yılda 1 milyar TL’nin üzerinde katkı sağlaması bekleniyor. Yatırımın; turizm gelirlerinin yanı sıra istihdam, gastronomi, tarım, hizmet sektörü ve yerel tedarik zincirinde yaratacağı ekonomik çarpan etkisiyle bölgesel kalkınmaya da önemli katkı sunması öngörülüyor. Habip Arıkan, yatırımın yalnızca otel projesinden ibaret olmadığını, bölgenin ekonomik yapısına da uzun vadeli katkı sağlayacağını belirterek, projenin gastronomiden tarıma kadar birçok sektörü harekete geçireceğini ifade etti.

Çeşme’de deneyimsel turizm odağında yeni bir dönem

Dünyada hızla büyüyen ve turizm sektöründe her geçen gün daha geniş bir yer edinen deneyimsel turizm, ziyaretçilerin yalnızca konaklamaya değil; destinasyonun doğası, kültürü, gastronomisi ve yaşam biçimiyle bağ kurmasına odaklanan bir seyahat anlayışı olarak öne çıkıyor. Anantara Retreat Çeşme, bu anlayışı Anantara’nın kişiselleştirilmiş hizmet yaklaşımıyla Çeşme’nin özgün değerleri etrafında buluşturacak.

Projenin deneyim anlayışının önemli unsurlarından birini de longevity yaklaşımı oluşturacak. Sağlıklı ve nitelikli yaşam süresini desteklemeyi odağına alan bu yaklaşım; dinlenme, yenilenme ve yaşam kalitesine odaklanan wellness ve spa uygulamalarını sağlık turizmi deneyimleriyle bir araya getirecek.

Uluslararası hizmet standartlarını Çeşme’nin doğal, kültürel ve gastronomik değerleriyle buluşturacak Anantara Retreat Çeşme’nin; deneyim odaklı, yüksek katma değer yaratan nitelikli turist profilini bölgeye çekmesi hedefleniyor. Projenin aynı zamanda Çeşme’nin yalnızca dönemsel bir tatil noktası olarak değil, yıl boyunca farklı turizm deneyimleri sunan uluslararası bir destinasyon olarak konumlanmasına katkı sağlaması bekleniyor.

Bu konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Habip Arıkan, dünyada turizmin artık klasik tatil anlayışının ötesine geçtiğini belirterek şunları söyledi:

“Dünyada artık turizm, deniz, kum ve güneş olmaktan kendini ayrıştırıp daha çok deneyimsel turizm dediğimiz bir olguya doğru son hızla geçiyor. Artık insanlar gittikleri destinasyonda sadece denize girip güneşlenmek istemiyor. Eve döndüklerinde kendilerine ne kattıklarını hissetmek istiyorlar. Ziyaretçilerin bugün en çok aradığı şey de bu.”

Yerel Kalkınma Projenin Temel Unsurlarından

Yerel kalkınmayı projenin temel unsurlarından biri olarak gördüklerini belirten Habip Arıkan, Castello Fontana içerisinde kurulacak tarım ürünleri işleme merkezinin bölge üreticileriyle birlikte çalışacağını söyledi.

“Burada oluşturacağımız tarım ürünleri işleme merkezi, Çeşme Yarımadası’ndaki çiftçilerimizle birlikte çalışacak. Güvenli gıda ve güvenli tarım ürünleri konusunda yerel üreticilerle bütünleşik bir kalkınma modeli oluşturacağız. Castello Fontana sadece ziyaretçilerin gelip ayrıldığı kapalı bir tesis olmayacak; yerel halkla birlikte yaşayan bir organizma olacak.”

Projenin mimari yaklaşımına ilişkin de bilgi veren Habip Arıkan, dünyanın artık yüksek katlı yapılardan uzaklaşıp doğayla bütünleşen yatay mimariye yöneldiğini belirtti.

“Beş yıl önce bu projeyi planlamaya başladığımızda yaklaşık 200 bin metrekarelik alanda 60 bin kök üzüm bağı oluşturduk. Bugün yedi farklı üzüm çeşidini üretiyoruz. Binin üzerinde zeytin ağacımız var. Dünyada özellikle bu segmentte artık yatay mimari ön plana çıkıyor. Buraya gelen herkes toprağa basabilecek, doğayla temas kurabilecek.”

“Türkiye’deki uzun vadeli büyümemizin önemli bir adımı”

Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Minor Hotels Orta Doğu ve Afrika Operasyon Direktörü Amir Golbarg, projeye ilişkin şunları söyledi:

“Çeşme; doğal güzellikleri, zengin mutfak mirası ve sağlık turizmi deneyimleriyle Türkiye’nin yükselen en heyecan verici lüks destinasyonlarından biri. Anantara Retreat markası, samimi ve özel bir deneyim sunmayı amaçlayan bu proje için ideal bir seçim. Ortaklarımızla birlikte bölgenin eşsiz ruhunu yaşatan özgün bir destinasyon yaratmayı ve Türkiye’deki uzun vadeli büyümemizi güçlendirmeyi sabırsızlıkla bekliyoruz.”

“Çeşme’nin uluslararası turizm potansiyelini daha da güçlendireceğiz”

Arıkan Proje Geliştirme Yönetim Kurulu Başkanı Orfea Tito Arıkan ise projeye ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:

“Anantara markasını Castello Fontana bünyesine kazandırmak üzere Minor Hotels ile iş birliği yapmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Dünyada hızla büyüyen deneyimsel turizm anlayışını merkeze alan bu iş birliğiyle; konaklama, kültür, gastronomi, doğa ve iyi yaşam deneyimlerini bir araya getiren, Çeşme’nin özgün karakterini yansıtan uluslararası ölçekte bir destinasyon yaratma vizyonunu paylaşıyoruz.

Çeşme’nin gerçek turizm potansiyelini ortaya çıkararak destinasyonu hem yakın coğrafyada hem de Avrupa’da hak ettiği konuma taşımayı hedefliyoruz. Anantara gibi uluslararası kalite standartlarını temsil eden güçlü bir markanın Türkiye’deki ilk projesi için Çeşme’yi tercih etmesi, Çeşme’nin ve İzmir’in küresel turizmde sahip olduğu potansiyelin önemli bir göstergesidir. Bu yatırımla Çeşme’nin uluslararası turizm potansiyelini daha da güçlendireceğiz.

Projenin Çeşme’de lüks turizm anlayışına yeni bir standart kazandıracağına, bölgenin uluslararası görünürlüğünü artıracağına ve nitelikli turizm talebini güçlendireceğine inanıyoruz. Aynı zamanda önümüzdeki dönemde farklı uluslararası turizm markalarının ve yatırımcılarının da Çeşme’yi öncelikli destinasyonlar arasında değerlendirmesinin önünü açmasını bekliyoruz.”

Dünyaca tanınan sahil şeridinin yanı sıra bağları, zeytinlikleri, termal kaynakları ve tarihî köyleriyle öne çıkan Çeşme; gastronomi, sağlık turizmi, doğa ve iyi yaşam odaklı seyahatler açısından güçlü bir çeşitlilik sunuyor. İzmir Adnan Menderes Havalimanı’na yaklaşık bir saat uzaklıkta konumlanacak Anantara Retreat Çeşme, misafirlerine Ege’nin doğal dokusu içerisinde ayrıcalıklı bir konaklama ve destinasyon deneyimi yaşatacak.