Turizoom International Yönetim Kurulu Başkanı Ali Can Aksu, turizm yatırımlarında hikâye temelli yaklaşımların önemine dikkat çekti. Aksu, “Hikayesi olmayan otel, kimliği olmayan bir yapı gibidir. Hikayesi olan otel ise bulunduğu bölgeye ruh, misafire anlam, yatırımcıya da sürdürülebilir değer katar,” dedi.
Turizoom International Yönetim Kurulu Başkanı Ali Can Aksu, otelcilik sektöründe yeni yatırımların yalnızca fiziksel yapılardan ibaret olmaması gerektiğini vurguladı. Aksu, “Bir otel inşa etmek kolay, bir hikâye inşa etmek sanattır. Yeni yapılacak otellerin mutlaka bir hikayesi olmalı,” sözleriyle yaklaşımını özetledi.
Aksu, bir otelin yalnızca duvarlar, mobilyalar veya mimariden ibaret olmadığını belirterek, “Bir otel, hikayesini misafirin ruhuna anlatabilen bir yaşam alanıdır,” dedi. Yeni yatırımların en büyük farkının bir konseptten öte bir kimlik taşıması gerektiğini ifade eden Aksu, “Her otel, bulunduğu şehrin kültürünü, coğrafyasını, insanını ve enerjisini içinde barındırmalıdır. Çünkü marka aidiyeti artık tabelada değil, misafirin zihninde başlar,” şeklinde konuştu.
Dünya turizminde öne çıkan tesislerin mimari güzelliğin ötesinde bir duygu bağı yaratabildiğine dikkat çeken Aksu, “Misafir sadece konaklamaz, o otelin hikayesinin bir parçası olur. Kimi zaman bu hikâye eski bir taş konağın yeniden hayat bulmasıdır, kimi zaman yerel dokularla bezenmiş çağdaş bir tasarımın ruhudur,” ifadelerini kullandı.
Yatırımcı açısından bakıldığında da hikâyesi olan otellerin çok daha güçlü bir değer yarattığını belirten Aksu, “Bir hikâyeye sahip otel sadece bir bina değildir; değer yaratan, fark yaratan ve kalıcı marka bilinci oluşturan bir yaşam deneyimidir. Otelin hikayesi; mimariden mutfağa, personele kadar her alanda aynı dili konuşmalıdır,” dedi.
Turizoom International’ın vizyonuna da değinen Aksu, “Her yeni proje, bir amaca hizmet eden yaşam alanı olarak tasarlanmalıdır. Çünkü hikayesi olmayan otel, kimliği olmayan bir yapı gibidir. Hikayesi olan otel ise; bulunduğu bölgeye ruh, misafire anlam, yatırımcıya da sürdürülebilir değer katar,” sözleriyle otelcilikte hikâye odaklı yaklaşımların önemini vurguladı.

