Makale İnceleme -Dr. Selda Karahan

Bir zamanlar tatil planı yapmak demek saatlerce internet sitelerinde dolaşmak demekti. Onlarca otel yorumunu okur, fiyat karşılaştırmaları yapar ve “Acaba doğru tercih mi?” diye düşünürken şimdi ise işler değişiyor. Çünkü artık karşımızda yalnızca bilgi veren değil, bizimle konuşan, öneriler sunan, hatta seyahat zevklerimizi analiz eden bir yapay zekâ var.

Tourism Review dergisinde yayımlanan Lior Solomovich ve Villy Abraham tarafından gerçekleştirilen yeni bir araştırma da tam olarak bu dönüşümü ele alıyor. “Exploring the Influence of ChatGPT on Tourism Behavior Using the Technology Acceptance Model” başlıklı çalışma, turistlerin ChatGPT tabanlı sistemlere nasıl baktığını ve bu teknolojiyi neden kullanmak istediğini inceliyor.

Araştırmanın en dikkat çekici yanı; insanlar bir teknolojiyi sadece yararlı olduğu için kullanmıyor. Eğer o teknoloji karmaşık görünüyorsa, güven vermiyorsa ya da kullanıcıyı yoruyorsa insanlar uzak duruyor. Çalışamada incelenen ChatGPT sisteminin konuşma dili doğal, hızlı ve kişiselleştirilmiş. Kullanıcı kendisini bir makineyle değil, adeta dijital bir seyahat danışmanıyla konuşuyormuş gibi hissediyor.

Araştırmada 305 turist üzerindeki anket çalışması doğrultusunda yapılan analizler, “kullanım kolaylığı” algısının teknolojiye güveni ciddi biçimde artırdığını gösteriyor. İnsanlar ChatGPT’yi kolay kullandıkça ona daha çok güveniyor; güven arttıkça da onu tatil planlamasında daha faydalı görmeye başlıyor.

Aslında bu durum günümüz turizm anlayışının da özeti gibi. Artık turist sadece bilgi aramıyor; hız, kolaylık ve kişisel deneyim istiyor. Yapay zekâ ise tam burada dev bir boşluğu dolduruyor. “Bütçeme uygun sakin bir Ege kasabası öner”, “Kalabalık olmayan kültür rotaları hazırla” ya da “3 günlük gastronomi turu oluştur” dediğinizde saniyeler içinde size özel öneriler sunabiliyor.

Makaledeki bir başka önemli bulgu ise yaş faktörü. Araştırmaya göre genç kullanıcılar ChatGPT gibi teknolojilere çok daha hızlı adapte oluyor. Yaş ilerledikçe teknoloji kullanım kolaylığının davranış üzerindeki etkisi azalıyor. Bu da dijital dönüşümün aslında sadece teknoloji meselesi değil, aynı zamanda kuşak meselesi olduğunu gösteriyor.

Turizm sektörü açısından bakıldığında ise ortaya çok net bir tablo çıkıyor: Geleceğin turizm rekabeti yalnızca otel kalitesiyle değil, dijital deneyim kalitesiyle de şekillenecek. Kullanıcı dostu yapay zekâ sistemleri geliştiren işletmeler, turistlerle daha güçlü bağ kurabilecek. Özellikle otellerin, seyahat acentelerinin ve destinasyon yönetim örgütlerinin ChatGPT benzeri sistemleri artık “gelecek yatırımı” değil, bugünün gerekliliği olarak görmesi gerekiyor.

Elbette yapay zekâ her şeyi kusursuz yapmıyor. Hâlâ yanlış bilgi üretme, standart öneriler sunma veya insan dokunuşunu eksik bırakma gibi sorunlar var. Ancak her alanda olduğu gibi, turist davranışları da hızla değişiyor ve yapay zekâ artık turizm deneyiminin karar merkezine doğru hızla ilerliyor.

Makaleyi okumak için tıklayınız.