Çeşme Belediyesi ev sahipliğinde 5-7 Haziran tarihleri arasında Altın Yunus Hotel’de düzenlenen Uluslararası Gastronomi Film Festivali (UGFF), sinema ile gastronomiyi aynı çatı altında buluşturarak üç gün boyunca film gösterimleri, söyleşiler, atölyeler ve özel etkinliklerle katılımcılara zengin bir deneyim sundu.

Gastronomi ve sinemanın buluşma noktası Uluslararası Gastronomi Film Festivali’nin (UGFF) Çeşme edisyonu tamamlandı. Festival, 5 Haziran’da Çeşme Güneşlenme Terası’nda düzenlenen açık hava sineması gösterimleriyle başladı. Altın Yunus Hotel’de üç gün boyunca devam eden organizasyon; Uluslararası Klazomenai Kısa Film Yarışması, Tasty Cinema etkinlikleri, Sine Sınıf ve Gastro Sınıf buluşmaları, seçki film gösterimleri ile D&R söyleşi ve imza günlerine ev sahipliği yaptı.

Türkiye’nin Gastronomi Hikâyesi Dünyaya Anlatılıyor
Festivalin dikkat çeken etkinliklerinden biri, Ebru Erke moderatörlüğünde gerçekleştirilen “Gastronomi, Sanat ve Küresel Algı Mücadelesi” söyleşisi oldu. Akbank Sanat Müdürü Derya Bigalı, Sözen Group CEO’su Gökmen Sözen ve Next Phase Consultancy Kurucusu Pınar Kartal Timer’in katıldığı oturumda gastronominin kültürel diplomasi gücü ele alındı.
Gökmen Sözen, Türkiye’nin gastronomi alanında hak ettiği noktada olmadığını ancak son yıllarda önemli bir ivme yakalandığını ifade ederken, Pınar Kartal Timer gastronominin artık başlı başına bir seyahat motivasyonuna dönüştüğünü söyledi. Derya Bigalı ise gastronomi ile sanatın ortak paydasının insan ve kültür olduğunu vurguladı.

Sinema ve Yemek Aynı Hikâyeyi Anlatıyor
Zeynep Altıok’un moderatörlüğünde gerçekleşen “Sevgilim Sinema, Sevgilim Yemek” söyleşisinde Prof. Dr. Oğuz Makal, gastronomi filmleri üzerine hazırladığı kitabın ortaya çıkış sürecini anlattı.
“Fermante Filmler” etkinliğinde ise Levon Bağış ve Ercan Kesal, yemek hafızası ile hikâye anlatıcılığı arasındaki ilişkiyi değerlendirdi. Kesal, senaryo yazımını “fermentasyon” sürecine benzetirken, Bağış yemeklerin insanı çocukluğuna ve yaşadığı coğrafyaya götüren güçlü bir hafıza taşıdığını ifade etti.

Anadolu Mutfağı ve Gastronomi Diplomasisi Masaya Yatırıldı
Festival kapsamında düzenlenen “Gastronomi Diplomasisi: Şehirler Kendini Dünyaya Nasıl Anlatır?” söyleşisinde Osman Serdaroğlu ve Celal Uysal, gastronominin şehirlerin uluslararası tanıtımındaki rolünü değerlendirdi.
“Anadolu Mutfağında Kültürel Mirasın İzleri” etkinliğinde Ahmet Uhri, Pelin Batu ve Simay Bülbül, Anadolu’nun binlerce yıllık gastronomi mirasının günümüze uzanan yolculuğunu anlattı. Serkan Anavatan ise “Ege’yi Yeniden Okumak: Yarımada Mutfağının Bugünü” başlıklı etkinlikte yerel ürünlerin ve sürdürülebilir üretimin önemine dikkat çekti.

Sine Sınıf ve Gastro Sınıf Yoğun İlgi Gördü
Festivalin eğitim odaklı bölümleri olan Sine Sınıf ve Gastro Sınıf etkinlikleri de büyük ilgi topladı.
Prof. Dr. Serdar Öztürk, Ümit Ünal ve Marlow Murat Karaütük’ün katıldığı “Sinema, Sofra ve Zihinsel Ekoloji” söyleşisinde sinemanın ve yemeğin kültürel hafızadaki yeri ele alındı.
Gastro Sınıf kapsamında Ebru Köktürk Koralı, Erkan Can ve Güven Kıraç, yemek sahnelerinin sinemadaki dramatik gücünü anlatırken, İsmail Ertürk, Zafer Yenal ve Zafer Gedik ise bilim, gastronomi ve ekoloji ilişkisini değerlendirdi.
Seçki Filmler ve Yönetmen Buluşmaları
Festivalde “Bizim Hikayemiz: Kolombiya”, “The Cake Dynasty” ve “BOLBOL” gibi seçki filmler sinemaseverlerle buluştu. Gösterimlerin ardından yönetmenler Özgür Kızıl, Christian Lollike ve Khedija Lemkecher izleyicilerin sorularını yanıtladı.
Festivalin son gününde Brodie Vissers’in “A Sip Tour: Balkans” belgeseli gösterilirken, içecek kültürlerinin toplumların hafızasını nasıl taşıdığı üzerine söyleşi gerçekleştirildi.

Edebiyat da Festivalin Parçası Oldu
D&R söyleşi ve imza günleri kapsamında Fadik Sevin Atasoy, Murat Aygen ve Irmak Zileli okurlarıyla buluştu.
Atasoy kitabının ilhamını çocukluğunda babasıyla yaşadığı bir anıdan aldığını anlatırken, Murat Aygen “Sesten Az Önce” kitabının çıkış noktasını paylaştı. Irmak Zileli ise “Şimdi Buradaydı” romanında terapi, hafıza ve bilinç akışı kavramlarını merkeze aldığını ifade etti.

Sinema ve Gastronomi Aynı Sofrada Buluştu
Üç gün süren Uluslararası Gastronomi Film Festivali’nin Çeşme edisyonu; sinema, gastronomi, kültürel miras, ekoloji, edebiyat ve sanat disiplinlerini aynı çatı altında bir araya getirerek katılımcılara çok yönlü bir festival deneyimi sundu.

