The Peninsula Hotels, Peninsula Academy programlarıyla klasik şehir gezilerinin ötesine geçen ayrıcalıklı deneyimler sunuyor. İstanbul’dan Londra’ya, New York’tan Paris ve Tokyo’ya uzanan programlar; sanat, gastronomi, zanaat, moda ve yerel kültürü özel erişimlerle buluşturarak misafirlere destinasyonların hikâyesine içeriden dahil olma fırsatı veriyor.
Bir şehri gerçekten tanımak, yalnızca ikonik adreslerini görmekten fazlasını gerektirir. Bazen bir ustanın ellerinde şekillenen bir zanaata yakından tanıklık etmek, bazen yalnızca sınırlı sayıda konuğa açılan özel bir kapıdan geçmek, bazen de şehrin yerel ritmini keşfetmek gerekir.
The Peninsula Academy, her destinasyonun karakterinden ilham alan seçkin programlarıyla bu yaklaşımı seyahatin ayrılmaz bir parçasına dönüştürüyor. Kültürden gastronomiye, sanattan zanaata ve modadan otomotive uzanan programlar, kişisel rehberlik ve The Peninsula’nın kusursuz hizmet anlayışıyla buluşuyor.

İSTANBUL | ŞEHRİN KATMANLARI ARASINDA
The Peninsula Istanbul, yüzyıllardır farklı kültürlere ev sahipliği yapan şehrin zengin mirasını sanat, mimari, sinema ve yerel yaşam üzerinden yeniden keşfetmeye davet ediyor.
İznik Çinilerinden Hat Sanatının İhtişamına: Osmanlı Sanatı Turu, İstanbul’un köklü sanat ve zanaat geleneğinin izini sürüyor. Rüstem Paşa Camii’nin İznik çinilerinden Hünkâr Kasrı’nın ahşap işçiliğine uzanan rota, tarihi bir konakta gerçekleştirilen ebru atölyesiyle devam ediyor. Mihrimah Sultan Camii ve Tekfur Sarayı Çini Müzesi ziyareti ise Osmanlı estetiğini farklı dönemler ve teknikler üzerinden keşfetme olanağı sağlıyor.
Sinemaseverler için hazırlanan Istanbul 007 – James Bond’un İzinde, İstanbul’u sinema tarihinin en ikonik serilerinden birinin gözünden ele alıyor. Sirkeci Garı, Eminönü ve Mısır Çarşısı’ndan Kapalıçarşı’nın çatılarına ve Yedikule Hisarı’na uzanan deneyim, From Russia with Love ve Skyfall gibi James Bond filmlerinin hafızalara kazınan İstanbul sahnelerinin izini sürüyor.
Fotoğraf ve şehir kültürünü buluşturan The Eye of Istanbul – Ara Güler’den İlham Alan Fotoğraf Rotası ise İstanbul’un zamana direnen mahallelerini usta fotoğrafçı Ara Güler’in bakış açısından keşfetmeye davet ediyor. Vefa ve Ayvansaray sokaklarında ilerleyen rota, geleneksel bir balıkçı teknesiyle Haliç kıyılarında devam ederek şehrin gündelik yaşamını ve nostaljik dokusunu farklı bir perspektiften görünür kılıyor.

LONDRA | ŞEHRİN GİZLİ HİKÂYELERİNİ KEŞFETMEK
The Peninsula London, şehrin tarihini, kültürünü ve yaşam tarzını alışılmış rotaların ötesinde keşfetmeye odaklanıyor.
Yard-O-Led ile Kaligrafi Deneyimi, misafirleri İngiliz yazı gereçleri üreticisinin tarihi Piccadilly Arcade adresine götürüyor. Kaligrafinin temel tekniklerinin keşfedildiği deneyim, The Peninsula London’ın özel araçlarıyla gerçekleştirilen şehir yolculuğu ve Brooksland Bar’da Londra manzarası eşliğinde sunulan Yard-O-Led’den ilham alan özel bir kokteylle tamamlanıyor. Misafirlere ayrıca özel bir yazı kâğıdı seti hediye ediliyor.
Otomobil tutkunları için Tuthill ile Oxfordshire’da Bir Gün, Porsche dünyasının önde gelen isimlerinden Tuthill’in özel atölyesine erişim sağlıyor. Kıdemli bir ekip üyesi eşliğinde gerçekleştirilen özel turun ardından, Sir John Soane tarafından tasarlanan 400 yıllık Aynhoe Park’taki The Orangery’de öğle yemeği sunuluyor. Deneyim, arzu eden konuklar için yüksek performanslı simülatör eğitimiyle genişletilebiliyor.

NEW YORK | ŞEHRİN İKONLARINA YAKINDAN BAKIŞ
The Peninsula New York, moda, sanat ve gastronomi ekseninde şehrin farklı yüzlerini keşfetmeye olanak tanıyor.
Balmain Boutique Experience, misafirleri ikonik Paris moda evinin dünyasına davet ediyor. Koku keşfi, kişiselleştirilebilir Button Bar deneyimi ve özel hediyeler, Balmain’in Balmain’in imza niteliğindeki zanaatkârlığını yakından hissettiriyor.
The National Arts Club Exclusive Tour, kurumun küratörü eşliğinde New York’un tarihi ve kültürel mirasına özel erişim sağlarken, deneyim etkileyici vitray kubbenin altında servis edilen kokteyllerle tamamlanıyor.
Şehrin gastronomik ruhunu takip eden Iconic New York Bites Food Tour ise yerel bir uzman eşliğinde bagel, pizza ve şehrin sevilen tatlıları arasında uzanan bir yürüyüş rotasıyla New York’un gündelik lezzet kültürünü keşfediyor.

PARİS | SANAT, ZANAAT VE GASTRONOMİ
The Peninsula Paris, şehrin kültürel ve gastronomik mirasına ayrıcalıklı erişim sunan deneyimleriyle öne çıkıyor.
Otuz yılı aşkın dostluğu kutlayan Maison Deutz ile Champagne Deneyimi, normalde halka kapalı olan prestijli Champagne evinin dünyasını keşfetme fırsatı sunuyor. Founder’s House ve tarihi mahzenlerin özel ziyaretinin ardından, üzüm bağları manzarasında aperitif ve seçkin şampanyalarla eşleştirilen gastronomik bir öğle yemeği geliyor.
Studio Harcourt – The Art of Portraiture, ikonik Fransız fotoğraf kurumunun imza niteliğindeki portre deneyimini misafirin süitine taşıyor. Profesyonel ekip tarafından gerçekleştirilen çekimin ardından retouch edilmiş portre, fine art kâğıda basılarak özel Studio Harcourt kutusunda sunuluyor.
Gastronomi tutkunları için Rooftop Garden Tour and Michelin-Starred Lunch, Executive Chef David Bizet eşliğinde otelin gizli çatı bahçesini keşfetme ve burada yetiştirilen mevsimsel ürünleri tanıma fırsatı sunuyor. Deneyim, L’Oiseau Blanc’ta Michelin yıldızlı öğle yemeği ve özenle seçilmiş şaraplarla tamamlanıyor.

TOKYO | GELENEĞİN ÇAĞDAŞ YORUMLARI
The Peninsula Tokyo, Japon kültürünü zanaat, gastronomi ve kişisel yaratıcılıkla buluşturan deneyimleriyle Tokyo’nun daha özgün yüzünü ortaya çıkarıyor.
Japanese Kintsugi Art Workshop, KINTSUGIKURASHI’nin usta zanaatkârları eşliğinde Kintsugi sanatının tarihini, felsefesini ve tekniklerini keşfetme fırsatı sunuyor. Misafirler, Japonya’dan seçilmiş Hasami seramikleri üzerinde çalışarak kendi benzersiz eserlerini yaratıyor.
Yurakucho Food Tour, Ginza, Shimbashi ve Yurakucho’nun tarihi sokaklarını ve yokocho’larını keşfederken dört özel durakta Tokyo’nun yerel gastronomi kültürünü deneyimleme imkânı sağlıyor. Deneyim, Japon yemek adabına ilişkin özel bir girişle başlıyor.
Ichijiku Kimono Bespoke Experience ise Shibuya’daki özel Ichijiku Gallery’de nadir vintage kimono kumaşlarını keşfetmeye ve tasarımcı Aaron Benjamin ile kişiye özel bir tasarım yaratmaya olanak tanıyor. Seçilen vintage ipek, misafirin stiline göre benzersiz bir cekete dönüştürülüyor.
The Peninsula Academy’nin sunduğu deneyimlerin ortak noktası, destinasyonları bir ziyaretçinin gözünden değil, içeriden deneyimleme fırsatı sunmaları.
Londra’nın zanaat geleneğinden New York’un kültürel mirasına, Paris’in gastronomik dünyasından Tokyo’nun kadim sanatlarına uzanan bu programlar, The Peninsula’nın lüks anlayışının yalnızca mekân ve hizmetle sınırlı olmadığını ortaya koyuyor.
Çünkü gerçek lüks, yalnızca bir yere gitmek değil; o yerin hikâyesine ayrıcalıklı bir şekilde dahil olabilmek.

