Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, Antalya Turizm Fuarı (ATF26) kapsamında yaptığı konuşmada Türkiye turizminin büyüme stratejilerini, krizlere karşı geliştirilen dayanıklı yapıyı ve sürdürülebilir turizm hedeflerini değerlendirdi. 81 ilde turizmin 12 aya yayılması için çalışmaların sürdüğünü belirten Alpaslan, yaklaşık 50 ilin turizm master planının hazırlandığını açıkladı. Alpaslan, dijitalleşme, yapay zekâ ve sürdürülebilirliğin Türkiye’nin küresel turizm rekabetindeki konumunu güçlendireceğini vurguladı.
Türkiye Turizminde Büyüme Ve Yeni Dönem Hedefleri
Antalya’da sekizincisi düzenlenen Antalya Turizm Fuarı’nda (ATF26) konuşan Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, Türkiye turizminin son yıllarda kaydettiği gelişmeleri ve gelecek döneme ilişkin stratejik hedefleri katılımcılarla paylaştı.
Fuarın her yıl gelişerek büyümesinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Alpaslan, organizasyonun Türkiye turizminin uluslararası görünürlüğüne katkı sağladığını belirterek GMT Fuarcılık başta olmak üzere organizasyonda emeği geçenlere teşekkür etti.
Fuardaki yoğun katılıma dikkat çeken Alpaslan, Antalya Turizm Fuarı’nın gelecek yıllarda dünyanın önde gelen turizm fuarları arasında yer almasını temenni etti.
Türkiye’nin son yıllarda turizmde önemli bir büyüme performansı sergilediğini ifade eden Alpaslan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın turizmi stratejik sektör olarak tanımlaması, kamu kurumlarının desteği ve Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansının (TGA) kurulmasıyla sektörün gelişiminin hız kazandığını söyledi.
Türkiye turizminin gelişiminde 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal döneminde atılan adımların önemine de değinen Alpaslan, özellikle 2018 sonrasında uygulanan politikaların Türkiye’nin uluslararası turizmdeki konumunu güçlendirdiğini ifade etti.
Alpaslan, Türkiye’nin geçtiğimiz yıl yaklaşık 64 milyon ziyaretçi ağırlayarak dünyada en fazla turist ağırlayan dördüncü ülke konumuna yükseldiğini ve 65 milyar dolar turizm gelirine ulaştığını belirtti.
Bu başarının Türkiye ekonomisi, istihdam ve toplumsal refah açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Alpaslan, mevcut seviyenin yeterli görülmediğini, Türkiye’nin turizm potansiyelini daha ileri taşımakta kararlı olduklarını söyledi.
“Krizlere Dayanıklı Bir Turizm Yapısı Oluşturduk”
Dünyada yaşanan savaşlar, doğal afetler, salgın hastalıklar ve jeopolitik gelişmelerin turizm üzerindeki etkilerine değinen Alpaslan, özellikle Rusya-Ukrayna savaşı ve Türkiye’nin yakın coğrafyasında yaşanan çatışmaların sektör açısından önemli riskler oluşturduğunu ifade etti.
Turizmin artık sürekli krizlerle karşı karşıya kalan bir sektör haline geldiğini belirten Alpaslan, Türkiye’nin bu koşullara uyum sağlayabilen güçlü bir turizm yapısı oluşturduğunu söyledi.
Geçmişte çok daha küçük ölçekli krizlerin bile Türkiye turizmini ciddi şekilde etkilediğini hatırlatan Alpaslan, günümüzde daha büyük krizlere rağmen sektörün büyümesini sürdürebildiğini belirtti.
Türkiye turizminin krizlerden mümkün olan en düşük düzeyde etkilenmesini sağlayacak politikalar geliştirdiklerini ifade eden Alpaslan, bu dayanıklılığın temelinde pazar çeşitliliği, ürün çeşitliliği ve güçlü tanıtım stratejilerinin bulunduğunu kaydetti.
Türk Hava Yolları’nın Uçtuğu Her Nokta Potansiyel Turizm Pazarı
Türkiye’nin turizmdeki büyümesini sürdürmek amacıyla iki temel stratejiye odaklandıklarını belirten Alpaslan, bunların pazar çeşitliliği ve turizm ürünlerinin çeşitlendirilmesi olduğunu söyledi.
Dünyanın farklı coğrafyalarından Türkiye’ye turist çekmek amacıyla yoğun tanıtım faaliyetleri yürütüldüğünü ifade eden Alpaslan, Türk Hava Yolları’nın uluslararası uçuş ağının bu stratejide önemli bir avantaj sağladığını vurguladı.
Türk Hava Yolları’nın uçuş gerçekleştirdiği her destinasyonu Türkiye açısından potansiyel bir turizm pazarı olarak değerlendirdiklerini belirten Alpaslan, bu pazarlarda yürütülen tanıtım çalışmalarının Türkiye turizminin krizlere karşı dayanıklılığını artırdığını ifade etti.
Yaklaşık 50 İlin Turizm Master Planı Hazırlandı
Türkiye turizminin belirli destinasyonlarla sınırlı kalmaması gerektiğini belirten Alpaslan, Anadolu’nun sahip olduğu doğal, tarihî ve kültürel zenginliklerin turizm ürününe dönüştürülmesi için kapsamlı çalışmalar yürütüldüğünü söyledi.
81 ilde oluşturulan turizm tanıtım kurulları aracılığıyla turizmin yılın 12 ayına yayılmasını hedeflediklerini açıklayan Alpaslan, illerin turizm master planlarının hazırlanmasına öncelik verdiklerini belirtti.
Yaklaşık 50 ilin turizm master planının hazırlandığını ve tanıtımlarının gerçekleştirildiğini ifade eden Alpaslan, kalan illerin planlarının da yakın zamanda tamamlanmasının hedeflendiğini söyledi.
Bu çalışmalarla Anadolu’nun her bölgesindeki turizm değerlerinin görünür hale getirilmesini, farklı turizm ürünlerinin geliştirilmesini ve ulusal ve uluslararası pazarlarda tanıtılmasını amaçladıklarını kaydetti.
Antalya’da Hedef Turizmi 12 Aya Yaymak
Türkiye turizminin en önemli destinasyonlarından Antalya’nın sahip olduğu konaklama kapasitesi, uzun sahilleri, mavi bayraklı plajları ve doğal zenginlikleriyle uluslararası turizmde güçlü bir konumda bulunduğunu belirten Alpaslan, kentte turizmin çeşitlendirilmesine yönelik çalışmaların sürdüğünü söyledi.
Antalya’da deniz, kum ve güneş turizminin yanı sıra kültür turizmi, sağlık turizmi, kongre ve fuar turizminin geliştirilmesine önem verdiklerini ifade eden Alpaslan, özellikle arkeolojik alanlar ve ören yerlerinde gerçekleştirilen çalışmaların kültür turizmini desteklediğini vurguladı.
Gece müzeciliği uygulamaları ile kültür ve sanat etkinliklerinin yaygınlaştırılmasının Antalya’nın turizm potansiyelini güçlendirdiğini belirten Alpaslan, kentin yıl boyunca ziyaret edilebilen bir destinasyon haline getirilmesinin hedeflendiğini söyledi.
Alpaslan, Antalya Turizm Fuarı’nın da kentin kongre ve fuar turizminin gelişmesine katkı sağlayan önemli organizasyonlardan biri olduğunu dile getirdi.
Yapay Zekâ Ve Dijitalleşme Turizmin Geleceğini Şekillendiriyor
ATF 2026’nın teknolojiye ve gençlere verdiği önemin turizmin geleceği açısından değerli olduğunu ifade eden Alpaslan, dijital dönüşümün sektörün rekabet koşullarını yeniden şekillendirdiğine dikkat çekti.
Yapay zekâ teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte turizm faaliyetlerinin giderek daha fazla dijital platformlara taşındığını belirten Alpaslan, Türkiye’nin bu dönüşüme uyum sağlamasının zorunlu olduğunu söyledi.
Dijitalleşmenin sunduğu imkânların Türkiye’nin turizmdeki rekabet gücünü artıracak şekilde değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Alpaslan, bu doğrultuda gerekli altyapı ve yapılanma çalışmalarının sürdürüldüğünü kaydetti.
Turizmde teknolojinin etkin kullanılmasının yalnızca tanıtım faaliyetleriyle sınırlı olmadığını, sektörün bütün alanlarında dönüşümü beraberinde getirdiğini vurguladı.
2030 Hedefi Sürdürülebilir Turizmin Yaygınlaştırılması
Konuşmasında sürdürülebilir turizme özel bir yer ayıran Alpaslan, pandemi döneminde uygulamaya alınan Güvenli Turizm Sertifika Programı’nın sürdürülebilir turizm yaklaşımına dönüşmesinin Türkiye açısından önemli bir adım olduğunu belirtti.
Turizm faaliyetlerinin çevreye, doğaya, insana ve kültürel mirasa duyarlı bir anlayışla yürütülmesi gerektiğini ifade eden Alpaslan, Türkiye’nin turizm altyapısının sürdürülebilirlik ilkeleri doğrultusunda geliştirilmesinin öncelikli hedefler arasında bulunduğunu söyledi.
Uluslararası kuruluşlarla yürütülen sürdürülebilir turizm çalışmalarının Türkiye’nin küresel rekabet gücünü artıracağını belirten Alpaslan, 2030 yılına kadar Türkiye genelinde sürdürülebilir turizm yaklaşımının yaygınlaştırılmasını hedeflediklerini açıkladı.
Alpaslan, sürdürülebilir turizmin artık bir tercih olmaktan çıkarak uluslararası rekabetin temel gerekliliklerinden biri haline geldiğini vurguladı.
Turizmde Kamu Ve Özel Sektör İş Birliği Sürecek
Türkiye’nin uluslararası turizm tanıtımında dijital platformların etkin biçimde kullanılmasına devam edileceğini belirten Alpaslan, kamu kurumları ve turizm işletmeleri arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesinin önemine dikkat çekti.
Turizmin geliştirilmesinde ortak akıl anlayışıyla hareket ettiklerini ifade eden Alpaslan, pazar ve ürün çeşitliliğinin artırılması, teknolojik dönüşümün desteklenmesi ve sürdürülebilirlik uygulamalarının yaygınlaştırılmasıyla Türkiye turizminin büyümesini sürdürmeyi hedeflediklerini söyledi.
Bu büyümenin istihdama, ekonomik kalkınmaya, toplumsal refaha ve Türkiye’nin cari açığının azaltılmasına katkı sağlamasının amaçlandığını belirten Alpaslan, Bakanlık olarak turizmin bütün paydaşlarıyla iş birliğini geliştirmeye devam edeceklerini ifade etti.
Konuşmasının sonunda Antalya Turizm Fuarı’nın düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür eden Alpaslan, tüm katılımcılara verimli bir fuar dileyerek organizasyonun gelecek yıllarda daha da büyümesi temennisinde bulundu.

