Skift’te Darin Graham imzasıyla yayımlanan habere göre, iklim değişikliği artık geleceğe dair bir tehdit değil; seyahat biçimlerini bugünden etkileyen somut bir gerçek haline geldi. Özellikle Avrupa’da son yıllarda art arda kırılan sıcaklık rekorları, turizm sektörünü yeniden şekillendirmeye zorluyor.

Hırvatistan’ın popüler turizm kenti Dubrovnik’te faaliyet gösteren tur operatörü Ivan Vukovic, 2016 yılındaki sıcak hava dalgasını “nadir görülen bir yaz” olarak değerlendirmişti. Ancak izleyen yıllarda benzer hatta daha şiddetli sıcakların sıklaşması, onu iş modelini değiştirmeye itti. “Artık yaz ortasında tur düzenlemiyoruz. Temmuz ve Ağustos bizim için yok,” diyen Vukovic, turistlerine güneşten korunmak için gölge şemsiyesi taşımalarını öneriyor. Özellikle UNESCO korumasındaki eski şehir bölgesinin taş duvarları sıcaklığı hapsederek hissedilen sıcaklığı daha da artırıyor.

Vukovic’in şirketi Dubrovnik Tours, sezonu artık Mart ortasında başlatıyor, Temmuz’a kadar sürdürüyor ve ardından Eylül-Kasım döneminde yeniden faaliyete geçiyor. Bu değişim, yalnızca Dubrovnik’e özgü değil. Skift’in haberine göre, Yunan adaları, Güney İspanya ve Fransa gibi sıcak destinasyonlarda da turizm ciddi şekilde etkileniyor.

Haberde Dünya Meteoroloji Örgütü verilerine de yer veriliyor: 2015 ile 2024 arası, küresel ölçekte kaydedilen en sıcak dönem olarak öne çıkıyor. Yangınlar, havaalanı kapanmaları ve ulaşımda aksamalar gibi etkiler de artık yaz sezonlarının olağan parçaları haline geldi. Örneğin, 2022’de Londra Luton Havalimanı, aşırı sıcak nedeniyle pistin erimesi sonucu geçici olarak kapanmak zorunda kalmıştı.

Uzmanlara göre, seyahat ve turizm sektöründe faaliyet gösteren tüm işletmelerin, bu yeni iklim gerçekliğine adapte olması kaçınılmaz hale geldi.

Kaynak: Darin Graham- Skift