Türkiye’nin önemli turizm merkezlerinden Antalya’da sektör temsilcileri, sezonun ilk aylarında beklentilerin altında kalan rezervasyonların yaz döneminde hız kazanmasını bekliyor. Özellikle haziran ayından itibaren artacak talep ve Kurban Bayramı hareketliliğiyle birlikte sektörün geçen yılki verileri yakalayabileceği öngörülüyor.
Turizm sektörü temsilcileri, Avrupa ve Rusya pazarlarından gelen talebin yanı sıra iç pazardaki hareketliliğin de yüksek sezon beklentilerini güçlendirdiğini belirtiyor. Sektörde pazar çeşitliliğinin artması, kriz dönemlerinde Türkiye’nin rekabet gücünü korumasında önemli avantaj olarak değerlendiriliyor.
Sezonun mart-mayıs döneminde beklenen ivmenin yakalanamadığına dikkat çekilirken, haziran ayının ikinci yarısıyla birlikte rezervasyonlarda belirgin artış yaşandığı ifade ediliyor. Özellikle misafir memnuniyetine yatırım yapan tesislerin doluluk konusunda daha güçlü performans sergilediği belirtiliyor.
Turizmciler, artan personel giderleri ve yüksek enflasyon maliyetlerinin sektör üzerinde baskı oluşturmaya devam ettiğini vurgularken, turizmde kısa vadeli değil uzun soluklu planlamaların önemine dikkat çekiyor. Sektörün sürdürülebilir büyümesi için 5 yıllık, 10 yıllık ve daha uzun vadeli stratejik projeksiyonların gerekli olduğu değerlendiriliyor.
Türk turizminin son yıllarda önemli ölçüde pazar çeşitliliği kazandığı, özellikle İngiliz turistlerin Akdeniz çanağındaki “ultra her şey dahil” konseptine ilgisinin arttığı ifade ediliyor. Alman pazarında sezon başında sınırlı düşüş görülürken, Rus pazarında ise kısmi artış dikkat çekiyor. İskandinav, Balkan ve Doğu Avrupa ülkelerinden gelen turistlerin de sektör açısından önemli bir denge unsuru oluşturduğu belirtiliyor.
Turizm sektöründe Kurban Bayramı’nın sezonun dönüm noktalarından biri olması bekleniyor. Bayram döneminde birçok otelde yüksek doluluk oranlarına ulaşılacağı, bazı tesislerde dolulukların yüzde 100’e yaklaşabileceği ifade ediliyor. Özellikle Rusya pazarındaki tatil hareketliliğinin rezervasyonlara olumlu yansıdığı kaydediliyor.
Sektör temsilcileri ayrıca uluslararası arenada tansiyonun düşmesine yönelik mesajların turizm talebini desteklediğini düşünüyor. Rusya-Ukrayna hattındaki ateşkes mesajları ile Orta Doğu’daki diplomatik açıklamaların rezervasyon hareketliliğine olumlu katkı sağladığı değerlendiriliyor.
Buna karşın İran ve çevresindeki jeopolitik gerilimlerin bazı Avrupa pazarlarında erken rezervasyon iptallerine neden olduğu, turistlerin tatil planlarını daha çok son dakikaya bıraktığı belirtiliyor. Ancak Türkiye’nin kriz yönetimi deneyimi, güçlü diplomatik ilişkileri ve güvenli destinasyon algısı sayesinde rakip destinasyonlara göre avantajını koruduğu ifade ediliyor.

