United’ın son bilanço toplantısında “artificial intelligence” ya da “AI” ifadesi hiç kullanılmadı. Bunun yerine şirket yönetimi “gelişmiş teknoloji” gibi daha geniş bir çerçeveyi tercih etti. Finans tarafında ise CFO Michael Leskinen, maliyet kontrolü ve verimlilik odağını öne çıkararak şirket içinde “maliyet yönetimi, disiplin ve verimlilik” merkezli yeni bir kültürden söz etti.

Buna karşın CEO Scott Kirby, teknoloji yatırımlarına ilişkin iddialı bir cümle kurdu: Diğer havayollarında bulunmadığını düşündüğü ölçekte bir teknoloji altyapısı oluşturduklarını söyledi.

“İnsanların duymak istediğine yakın cevap veriyor” kaygısı

Kirby’nin temkinli yaklaşımının arka planında, kısa süre önce paylaştığı kişisel bir örnek var. Stratechery röportajında Kirby, annesinin kırık sonrası iyileşme süreciyle ilgili ChatGPT’ye sorulan bir soruya, farklı şekilde yönlendirildiğinde de “normal” yanıtı alınabildiğini anlattı. Bu deneyimin, yapay zekânın bazı durumlarda “ihtiyaç duyulanı” değil “kullanıcının duymak istediğine yakın olanı” üretme riski taşıdığı yönündeki kaygısını güçlendirdiğini belirtti.

Neden önemli?

Sektörde birçok şirket “AI” etiketini vitrine koyarken, United’ın aynı toplantıda bu kelimeyi özellikle kullanmaması dikkat çekti. Kirby’nin örneği, şirketin pazarlama dili yerine kontrollü kullanım, süreç disiplini ve doğrulama gibi başlıklara ağırlık vermek istediğine işaret ediyor: Yani “AI var mı?” sorusundan çok “hangi işte, hangi güvenlik şeridiyle?” yaklaşımı.

Özetle; United, kamuya açık iletişiminde yapay zekâ söylemini geri planda tutsa da, yönetimin mesajı net: Teknoloji yatırımları büyüyor; ancak Kirby’nin bizzat yaşadığı örnek, bu yatırımların temkinli ve denetimli bir çerçevede konumlanacağını gösteriyor.