Makale İnceleme- Turizm ve gastronomi alanında son yıllarda teknoloji merkezli pek çok çalışma yayımlanıyor. Ancak bunların önemli bir kısmı ya yalnızca kullanım niyetine odaklanıyor ya da yapay zekâyı tekil bir uygulama olarak ele alıyor. “Understanding the impact of ChatGPT on tourism and hospitality: Trends, prospects and research agenda” başlıklı çalışmada ise ChatGPT belirli bir araç olarak değil; turizm ve konaklama sisteminin tamamını etkileyen yapısal bir dönüşüm unsuru olarak ele alınmış. Bu yönüyle çalışma, “ChatGPT turizmde işe yarar mı?” sorusunu çoktan geride bırakmış; “hangi alanları, nasıl ve ne yönde dönüştürüyor?” sorusuna odaklanıyor.

Makalenin temelini ChatGPT’nin etkilediği altı temel alan oluşturuyor: iş zekâsı ve turizm analitiği, pazarlama ve deneyim, konaklama hizmetleri, seyahat hizmetleri, kültürel miras ve destinasyon yönetimi.

Bu alanlar, turizmin hem görünür yüzünü (pazarlama, deneyim, destinasyon anlatısı) hem de arka planını (veri, analitik, operasyon) birlikte ele alıyor. Çalışmanın güçlü yönlerinden biri de ChatGPT’yi yalnızca müşteriyle temas eden bir teknoloji olarak değil; kurumsal karar alma süreçlerini de etkileyen bir unsur olarak değerlendirmesi.

Gastronomi ve Deneyim Boyutunda Öne Çıkan Noktalar

Makale gastronomi turizmini doğrudan merkezine almasa da; deneyim, kültür ve hizmet tasarımı üzerinden gastronomi alanını yakından ilgilendiren önemli çıkarımlar sunuyor. Özellikle pazarlama ve deneyim bölümünde, ChatGPT’nin kişiselleştirilmiş içerik üretme kapasitesinin, turistik deneyimin tasarım sürecine müdahil olduğu vurgulanıyor.

Bu durum gastronomi turizmi açısından iki yönlü bir tablo ortaya koyuyor. Bir yandan, destinasyonların ve işletmelerin hikâye anlatımı güçleniyor; diğer yandan, otantiklik, bağlam ve kültürel derinlik gibi kavramların algoritmik anlatılar içinde yüzeyselleşme riski gündeme geliyor.

Bu riskin açıkça dile getirilmesi gastronomi ve kültürel miras temelli turizm için kritik bir tartışma alanı açıyor.

Kültürel Miras, Bilgi ve Sorumluluk

Çalışmanın en dikkat çekici bölümlerinden biri, ChatGPT’nin kültürel ve miras turizmi bağlamında ele alındığı kısımlar. Burada teknolojiye dair iyimserlik korunurken, yanlış bilgi üretimi, bağlam kaybı ve etik sorumluluklar özellikle vurgulanıyor.

Gastronomi mirası söz konusu olduğunda bu tartışma daha da anlam kazanıyor. Çünkü mutfak kültürü yalnızca bilgi değil; hafıza, ritüel ve toplumsal pratik içeriyor. Makale, ChatGPT’nin bu alanlarda “destekleyici” olabileceğini, ancak anlatının merkezine yerleştirilmesinin riskli sonuçlar doğurabileceğini ima ediyor.

Bu çalışmanın en önemli katkısı, ChatGPT’yi bir yenilik olarak tanıtmak değil; turizm ve konaklama alanında sistematik bir düşünme çerçevesi sunması. Araştırmacılar için net şu mesaj veriliyor:
Artık yalnızca teknoloji kabulü değil; deneyim, etik, kültür, emek ve değer yaratımı birlikte tartışılmalı.

Aynı zamanda sektör profesyonelleri için de şu soruyu gündeme getiriyor:
“Bu teknolojiyi kullanabiliyor muyuz?” değil, “Bu teknolojiyi hangi değerler çerçevesinde kullanıyoruz?”

Makale, ChatGPT’yi turizm ve gastronomi alanında bir “çözüm” olarak sunmuyor. Onun yerine, yeni bir tartışma zeminini tanımlıyor. Hız, verimlilik ve kişiselleştirme gibi avantajların yanında; anlam, bağlam ve insan deneyimi gibi unsurların korunması gerektiğini hatırlatıyor. Makale hakkında detaylı bilgi için linke tıklayabilirsiniz.

Kaynak: Sigala, M. vd. (2024). Understanding the impact of ChatGPT on tourism and hospitality: Trends, prospects and research agenda. Journal of Hospitality and Tourism Management60, 384-390.

Derleyen: Dr. Selda Karahan