Gastromasa İstanbul’da düzenlenen “Deneyim Odaklı Gastronomi: Yemek ve Eğlence Buluşması” panelinde konuşan sektör temsilcileri, misafirlerin artık sadece yemek değil, bütünsel bir deneyim aradığını vurguladı.
Dünya gastronomi sektörünün en prestijli etkinliklerinden biri olan Gastromasa İstanbul Uluslararası Gastronomi Konferansı & Fuarı, 6–7 Kasım 2025 tarihlerinde İstanbul Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi. “Stories of 10 Years – 10 Yılın Hikâyeleri” temasıyla düzenlenen etkinlikte, gastronominin mirası, yaratıcılığı ve geleceğin vizyonu ele alındı.
Etkinlik kapsamında Girişimci ve Gastronomi Yazarı Orkun Bulut moderatörlüğünde gerçekleşen “Deneyim Odaklı Gastronomi: Yemek ve Eğlence Buluşması” panelinde; Mahmut Gökkaya (Karma ve Azumare Restaurantları Kurucu Ortağı), Eylül Candan (Cactus Hotels FB Operasyonları ve Yeni Markalar Grup Direktörü), Deniz Zengin (St. Regis Hotel Spago Restaurant Genel Müdürü), Arif Altunbulak (Bebek Hotel by The Stay Genel Müdürü) ve Bahadır Gürceer (Beca Kurucu Ortağı ve İşletmecisi) deneyim temelli gastronomi anlayışını kendi perspektiflerinden paylaştı.

Mahmut Gökkaya: “Misafir artık yemeğin yanında eğlence de istiyor”
Panelde ilk sözü alan Mahmut Gökkaya, gastronomi ve eğlencenin artık birbirinden ayrılmadığını belirtti:
“Artık insanlar bir gecede üç-dört yer değiştirmek istemiyor. Seçtiği mekânda hem iyi yemeği hem eğlenceyi bir arada bulmak istiyor. Eskiden gece kulüpleri çok popülerdi, ama artık değil. Pandemiden sonra bu çok değişti.”
Gökkaya, sosyal medyanın etkisine de değinerek,
“İnsanlar gittikleri yeri paylaşmak, orada yaşadıkları anı hatıralara dönüştürmek istiyor. Doğru müzik, güzel yemek, eğlence; hepsi bir arada olmalı,”
dedi ve dünyadaki örnekleriyle kıyaslayarak, “Miami’de Karbon, Londra’da Sexy Fish gibi konseptler artık bize de sirayet etti.” ifadelerini kullandı.
Eylül Candan: “Misafir artık 24 saatlik bir deneyim arıyor”
Eylül Candan, Cactus Hotels çatısı altındaki markalarından Ruiz örneğiyle konuşmasına başladı:
“Cactus Oteller Grubu, 1982 yılında kurulan ve üçüncü kuşak kadın yatırımcıların sürdürdüğü köklü bir şirket. En bilinen markamız Ruiz; Bodrum Yalıkavak’ta, mikro-lüksü temsil eden bir bölgede yer alıyor.”
Candan, misafir davranışlarının değiştiğini şu sözlerle ifade etti:
“Misafirler artık bir mekâna gittiklerinde orada günü ve geceyi tamamlamak istiyor. Zaman daha kıymetli. Güne iyi bir kahvaltıyla başlayıp, havuzda ya da plajda iyi bir servis alıp, akşam da aynı mekânda kaliteli yeme içme deneyimi yaşamak istiyorlar. Misafiri içeride tutabilmek için iyi ve farklı hizmetler sunmak şart.”
Deniz Zengin: “Müzik ve ışık, yemeğin algısını bile değiştiriyor”
Spago İstanbul Genel Müdürü Deniz Zengin, Wolfgang Puck markasının eğlenceye bakışını değiştiren süreci anlattı:
“Spago 40 yıllık bir Amerikan markası. Wolfgang Puck’a İstanbul’daki değişimi anlattık ve Spago İstanbul, dünya genelinde eğlenceyi konseptine katan ilk şube oldu.”
Zengin, müzik ve ışığın lezzet algısı üzerindeki etkisini bilimsel örneklerle açıkladı:
“Oxford ve Harvard’da yapılan araştırmalara göre, müzik ve ışık yemeğin tadını bile değiştirebiliyor. Sert müzik çaldığınızda şarabın tadı daha gövdeli, daha aromatik hissediliyor; hafif klasik müzikte ise daha yumuşak bir algı oluşuyor. Müzik ve ışığın doğru kullanımı, restoran başarısını doğrudan etkiliyor.”
Zengin ayrıca, pandemi sonrası dönemde gece hayatındaki küresel değişimlere dikkat çekerek,
“Artık 12’den sonra bile düşüş var. Fransa’nın güneyinde gördüğüm restoranlarda, yemek esnasında müzik yükseliyor, garsonlar barın üstüne çıkıyor, küçük şovlar yapılıyor. Bu tarz eğlenceler insanların daha fazla yemesine, içmesine ve keyif almasına neden oluyor,”
dedi.
Arif Altunbulak: “Bebek Hotel’de lokal bir ruh oluşturduk”
Bebek Hotel by The Stay Genel Müdürü Arif Altunbulak, markanın gelişim sürecini anlatarak,
“Bebek Otel yedinci yılında. Amacımız markayı uzun yıllar sürdürülebilir hale getirmekti. Başlangıçta kişiselleştirilmiş bir hizmete ihtiyaç vardı. Misafirin kendini iyi hissettiği, samimi bir ortam yaratmaya çalıştık,”
dedi.
Otelin roof alanına da değinen Altunbulak,
“Bebek Otel’in ruf alanı, yazın İstanbul’un en keyifli noktalarından biri. Biz orayı insanların sakin bir şekilde sosyalleşebildiği, lokal bir alan olarak planladık. Aslında fiziksel olarak turistik görünse de biz markayı lokal bir ruh üzerinde konumlandırdık,”
ifadelerini kullandı.
Altunbulak ayrıca Bebek Otel’in farklı gastronomi noktalarına da değinerek,
“Bir Dragon Çin restoranımız, Sankai Omakase’miz, teras restoranımız ve roof operasyonumuz var. Dört farklı yeme içme alanını aynı çatı altında yürütüyoruz. Bu modeli doğru yönetmek kolay değil ama İstanbul’da ilk örneklerinden birini oluşturduk,”
dedi.
Bahadır Gürceer: “Pandemi sonrasında insanlar paylaşım arıyor”
Panelin konuşmacılarından Bahadır Gürceer, Beca markasının kuruluş sürecini anlattı:
“Beca tam bir pandemi bebeği. Pandeminin hemen arkasından kurduk. Eskiden Çin restoranına gitmek başlı başına bir deneyimdi ama pandemide herkes evde teriyaki sosla yemek yapmayı öğrendi. Bu durum restoranlar için rekabeti zorlaştırdı.”
Yeni dönemde deneyimin anlamının değiştiğini vurgulayan Gürceer,
“Artık bir tabak sunmak yetmiyor. İnsanları topluluklara dönüştürmek gerekiyor. Biz eğlenceyi sadece müzikle değil, sohbetlerle, atölyelerle, insanları bir araya getiren etkinliklerle genişlettik. İki kişiyle başlayan şey bir anda on kişilik bir topluluğa dönüşebiliyor,”
dedi.
“Artık eğlence sadece geceyle sınırlı değil; paylaşım, öğrenme ve birliktelik de deneyimin bir parçası haline geldi,”
sözleriyle konuşmasını tamamladı.
Panelin sonunda moderatör Orkun Bulut, konuşmacılara teşekkür ederek şu değerlendirmede bulundu:
“Bugün burada gastronominin sadece yemekle değil, duygularla, müzikle, mekânla ve insan hikâyeleriyle nasıl birleştiğini dinledik. Deneyim odaklı gastronomi, geleceğin en güçlü rekabet alanı olacak.”

