Kocaeli Üniversitesi Turizm Fakültesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selda Uca Karacabey, Radyo Kİ’de yayınlanan “Güne Bakış” programının konuğu oldu. Programda yerli malı kullanımının ekonomik bir tercih olmanın ötesinde, toprağa, üreticiye ve ülkenin geleceğine sahip çıkmak anlamına geldiğini vurgulayan Karacabey, yerel değerlerin turizm aracılığıyla nasıl kalkınma gücüne dönüşebileceğini kapsamlı biçimde değerlendirdi.
Yerli Malı Haftası’nın yalnızca nostaljik bir hatıra olarak kalmaması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Karacabey, bu haftanın bilinçli tüketim farkındalığını güçlendiren bir toplumsal hatırlatıcıya dönüşmesinin önemine dikkat çekti. Özellikle genç kuşakların ithal ve yerli ürün arasındaki farkı ayırt edebilmesi için etiket okuma alışkanlığının temel bir tüketici becerisi hâline gelmesi gerektiğini vurguladı.
Kocaeli Üniversitesi Turizm Fakültesi olarak bu bilinci teoride bırakmadıklarını, doğrudan uygulamaya taşıdıklarını belirten Prof. Dr. Karacabey, fakülte bünyesinde kurulan sera çalışmalarıyla öğrencilerin toprağı ve tohumu yakından tanıma imkânı bulduğunu ifade etti. “Öğrencilerin domatesi dalında görmesi, tabaktaki ürünle gerçek bir bağ kurabilmeleri açısından son derece kritik bir deneyimdir. Türk mutfağını koruyacak ve sürdürülebilir kılacak olanlar, bu bilinçle yetişen gençlerdir,” sözleriyle gastronomi eğitiminin önemine dikkat çekti.
Programda coğrafi işaretli ürünlerin turizmdeki rolüne de değinen Prof. Dr. Karacabey, bu işaretleri ürünlerin kimlik kartı olarak tanımladı. Günümüz turistinin yalnızca yemek yemek değil, orijinallik ve deneyim arayışında olduğunu belirten Karacabey, Kocaeli’nin değerleri arasında yer alan Pişmaniye, Kandıra Yoğurdu ve Karamürsel Gazozu gibi ürünlerin güçlü bir turistik potansiyel taşıdığını ifade etti.
Yerel ürünlerin yalnızca rafta bulunmasının yeterli olmadığını vurgulayan Karacabey, deneyim temelli turizmin önemine şu sözlerle dikkat çekti: “Bir pişmaniye atölyesinde üretim sürecini izleyen ya da bir çiftlikte kahvaltı yapan turist, ürünle duygusal bir bağ kurar. İşte bu bağ, o ürünü turistik bir değere dönüştürür.” Bu yaklaşımın hem yerel ekonomiyi güçlendirdiğini hem de destinasyonun hikâyesini görünür kıldığını belirtti.
Yabancı turistlerin yerel lezzetlere yaklaşımında güven unsurunun belirleyici olduğuna işaret eden Prof. Dr. Karacabey, menülerde alerjen ve içerik bilgilerinin açık ve detaylı biçimde sunulmasının ziyaretçilerin kaygılarını azalttığını söyledi. Ayrıca seyahat harcamalarının yaklaşık üçte birinin hediyelik eşyalara ayrıldığını hatırlatarak, doğru paketleme ve tasarımla yerel ürünlerin dünya pazarına taşınabileceğini ve turistlerin birer gönüllü turizm elçisine dönüşebileceğini ifade etti.
Programın sonunda yerli malı tercihinin önemini bir kez daha vurgulayan Prof. Dr. Selda Uca Karacabey, yerli ürün kullanmanın basit bir alışveriş davranışı değil, bir gelecek tasarımı olduğunu belirtti. Bir ürünü seçerken aslında üreticiyi, toprağı, emeği ve o şehrin gençlerinin geleceğini de seçtiğimizi ifade eden Karacabey, yereli tanımanın ve hikâyesini görünür kılmanın ülke kalkınması için hayati bir adım olduğunu dile getirdi.

