Balıkesir Üniversitesi Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Oğuzhan İlban, Burhaniye’de gerçekleştirdiğimiz röportajda turizm eğitiminin sektörle ilişkisini, Balıkesir’in turizm potansiyelini ve gastronominin geleceğini değerlendirdi. İlban, Balıkesir’in Türkiye’nin en güçlü turizm ve gastronomi şehirlerinden biri olabilecek potansiyele sahip olduğunu belirterek, “Balıkesir’in iyi bir destinasyon yönetimine ve güçlü bir turizm master planına ihtiyacı var” dedi.

Balıkesir Üniversitesi Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Oğuzhan İlban, Türk Mutfağı Haftası kapsamında Burhaniye’de gerçekleştirdiğimiz röportajda turizm eğitimi, gastronomi, Balıkesir turizmi ve sektörün geleceğine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.

“Turizm Eğitimi Bazı Noktalarda Sektörün Gerisinde Kalıyor”

  • Türkiye’de turizm eğitimi sektörün hızına ayak uydurabiliyor mu, yoksa geride mi kalıyor?

Sektör çok dinamik. Türkiye bugün Avrupa’nın fiziki anlamda en dinamik tesislerine sahip ülkelerinden biri. Ancak turizm eğitiminin bazı noktalarda sektörün beklentilerini karşılayamadığını söyleyebilirim.

Bunun temel nedenlerinden biri sektörle network’ünü geliştirmeyen akademik kadrolar ve uygulama alanlarının eğitim süreçlerine yeterince dahil edilmemesi. Ama teorik anlamda çok güçlü eğitim veren köklü kurumlarımız da var. Genel anlamda baktığımızda sektörün beklentilerini tamamen karşıladığını söyleyemeyiz.

“Sektör Artık Öğrencilerin Ayağına Geliyor”

  • Gençler artık turizm sektöründe çalışmak istemiyor eleştirilerine katılıyor musunuz?

Katılmıyorum. Özellikle gastronomiyle birlikte sektörün popüleritesi arttı. Artık öğrenciler eğitim alan kişilerin sektörde daha hızlı yükseldiğini görüyor.

Bugün baktığınızda benim yöneticilik yaptığım kurumda mezun olduktan sonra çalışmayan öğrencim yok. Şu anda staj yapmayan öğrencim de yok. Çünkü sektör artık öğrencilerin ayağına geliyor.

Personel artık bir girdi unsuru değil. Müşteri memnuniyetini doğrudan sağlayan kişi olarak görülüyor. Özellikle kurumsal işletmeler gençlerin sektöre girmesine ciddi destek veriyor.

“Turizm Eğitiminin En Zayıf Noktası Uygulama”

  • Turizm eğitiminde en zayıf bulduğunuz nokta nedir?

Turizm uygulamasız olmuyor. Çok fazla turizm eğitimi veren kurum açıldı ama birçoğunun sektörün beklentisini karşılayabilecek uygulama alanlarına sahip olmadığını düşünüyorum.

Çocukların ilk uygulamayı okulda görmesi gerekiyor. Uygulama laboratuvarları, teknik altyapı ve destek bu noktada çok önemli.

“Gastronomiyi Turizmden Ayıramayız”

  • Gastronomi bölümlerinin bazı üniversitelerde güzel sanatlar, bazılarında turizm fakültesi bünyesinde olması hakkında ne düşünüyorsunuz?

Gastronomi turizmin bir bileşeni. Yiyecek içecek kültürü dünyanın her yerinde turizmle birlikte anılıyor. Evet, gastronominin sanatsal yönü var ama bunlar zaten turizm sektörünün temel özelliklerinden biri.

Dolayısıyla gastronomiyi turizmden ayrı düşünürsek etle kemiği birbirinden ayırmış oluruz.

“Sektör ve Yerel Yönetimlerle Ortak Projeler Yürütüyoruz”

  • Akademi olarak sektörle ve bölgedeki kurumlarla yaptığınız iş birlikleri neler?

Burhaniye Belediyesi’nin atıl alanlarını Kampüs Sahil Kafe adı altında kurup işlettik. Kahvaltı alanları ve mesire alanlarında standartlaşma sağladık.

Balıkesir Büyükşehir Belediyesi’nin Balıkesir Çiftçi Eğitim Merkezi (BAÇEM) ile yaptığımız protokoller kapsamında “Gastro BUPFA” isimli gastronomi bahçesini kurduk. Burada yetiştirdiğimiz ürünlerle gastronomi öğrencilerimizin toprağa dokunmasını, ürünün doğadan sofraya geliş sürecini öğrenmesini sağladık.

Aynı zamanda eğitim uygulama tesisimizde bu ürünleri misafirlerimize sunma imkanı bulduk. Lavanta, biberiye ve reyhan gibi aromatik bitkiler yetiştiriyoruz. Bunların yağları ve hidrosolleri çıkarılıyor. Reyhanları yazın şerbet, kışın çay olarak değerlendiriyoruz.

Bunun dışında Körfez bölgesindeki yerel yönetimlerle sosyal sorumluluk projeleri yürütüyoruz.

“Balıkesir Kapasitesinin Çok Altında”

  • Balıkesir’in turizmde daha fazla parlaması için neler yapılmalı?

Balıkesir aslında çok güçlü bir şehir. Gastronomi alanında Türkiye’nin ilk 5 ili arasında gösterildi. “Türkiye’yi doyuran şehir” deniyor Balıkesir için. Çok ciddi bir ürün çeşitliliği var. Deniz, doğa, gastronomi, jeotermal kaynaklar, endemik türler… Her şey mevcut.

Ama Balıkesir’in iyi bir destinasyon yönetimine ihtiyacı var. Şu anda kapasitesinin çok altında. Bir turizm master planı oluşturulmalı. Öz yeteneklerini ortaya koyup bunun üzerinden tanıtım yapılmalı.

“İkinci Konutlar Hem Sorun Hem Fırsat”

  • Balıkesir’deki ikinci konut yoğunluğu turizmi nasıl etkiliyor?

İkinci konutlar Balıkesir’in en temel problemlerinden biri. Yazın nüfus çok ciddi şekilde artıyor ama belediyeler resmi nüfusa göre bütçe alıyor. Bu da hizmetlerde sıkıntı yaratıyor.

Diğer taraftan ikinci konutlar turizme kazandırılırsa önemli bir avantaj da olabilir. Şu anda birçok ikinci konut atıl durumda. Bunların doğru planlamayla turizme dahil edilmesi bölgeye ciddi ekonomik hareketlilik sağlayabilir.

“Festivaller Doğru Yönetilirse Çok Etkili”

  • Gastronomi festivalleri gerçekten destinasyon oluşturmaya katkı sağlıyor mu?

Doğru planlanan, sürdürülebilir ve dışarıdan ziyaretçi çekebilen festivaller çok değerli. Ama sadece günü kurtarmak için yapılan festivallerin etkisi olmaz.

Mesela Alaçatı Ot Festivali bugün Çeşme’ye çok güçlü bir konumlandırma sağladı. Oysa ot kültürü açısından Balıkesir çok daha güçlü bir potansiyele sahip. Demek ki doğru organizasyonlar algıyı değiştirebiliyor. Ama bunun yanında tesisleşme ve gastronomik altyapı da gerekiyor.

“Turizm Öğrencileri Kendilerini Geliştirmeli”

  • Turizm öğrencilerine tavsiyeleriniz neler?

Birincisi sorumluluk duygusu. İkincisi güler yüz. Üçüncüsü ise yabancı dil.

Sektör artık kendini geliştiren gençleri dört gözle bekliyor. Öğrencilerin teorik eğitimlerini mutlaka uygulamayla desteklemeleri gerekiyor.

Her teorinin bir uygulaması vardır. Her uygulamanın da bir teorisi vardır. O yüzden eğitim aldıkları süreçte küçük ya da büyük işletmelerde çalışmaları, dünya kültürlerini tanımaları ve kendilerini geliştirmeleri gerekiyor.