Türk Mutfağı Haftası kapsamında Burhaniye’de düzenlenen “Bir Sofrada Miras” panelinde, Balıkesir Üniversitesi Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Oğuzhan İlban moderatörlüğünde; MasterChef yarışmasıyla tanınan Şef Ayten Saner ve danışman Şef Erkan Yeşil, Türk mutfağının kültürel mirasını, Balıkesir’in gastronomik değerlerini ve geleneksel lezzetlerin geleceğini değerlendirdi.
Türk Mutfağı Haftası kapsamında Burhaniye Ören Meydanı’nda gerçekleştirilen “Bir Sofrada Miras” paneli, gastronomi dünyasının önemli isimlerini bir araya getirdi. Panelin moderatörlüğünü Balıkesir Üniversitesi Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Oğuzhan İlban üstlenirken, konuşmacı olarak MasterChef yarışmasıyla tanınan Şef Ayten Saner ile gastronomi danışmanı Şef Erkan Yeşil yer aldı.
Panelin açılışında konuşan Prof. Dr. Mehmet Oğuzhan İlban, Türk mutfağının yalnızca yemeklerden oluşmadığını, aynı zamanda önemli bir kültürel miras taşıdığını belirterek Balıkesir’in gastronomik değerlerinin daha görünür hale gelmesi gerektiğini ifade etti. İlban, Balıkesir’in sahip olduğu ürün çeşitliliğiyle gastronomi alanında çok güçlü bir potansiyele sahip olduğunu söyledi.
Balıkesir Kuzusu ve Zeytinyağı Vurgusu
Panelde Balıkesir mutfağı denildiğinde akıllarına gelen ilk ürünleri paylaşan Şef Erkan Yeşil, Balıkesir kuzusu ve zeytinyağının mutfak açısından çok özel bir yere sahip olduğunu söyledi.
Yaklaşık 35 yıllık meslek hayatı olduğunu belirten Yeşil, özellikle Balıkesir kuzusunun Türkiye genelinde çok değerli bir ürün olduğunu ifade ederek, “Balıkesir kuzusu bizim için gerçekten çok kıymetli bir ürün. Türkiye’nin neresine gidersek gidelim bu etin kalitesi konuşuluyor” dedi.
Madra Dağları’nın oluşturduğu özel iklimin bölgedeki ürünlerin lezzetine doğrudan etki ettiğini vurgulayan Yeşil, Balıkesir zeytinyağının dünyanın en özel aromalarından birine sahip olduğunu dile getirdi.
Ayten Saner: “Balıkesir Gastronomide Çok Değerli Bir Şehir”
MasterChef yarışmasıyla tanınan Şef Ayten Saner ise Balıkesir’i süt ürünleri, zeytinyağı ve kuzu etiyle özdeşleştirdiğini söyledi. Bölgeden geçerken mutlaka peynir, yoğurt ve zeytinyağı aldığını ifade eden Saner, Balıkesir kuzusunun MasterChef yarışmalarında da tercih edilen ürünlerden biri olduğunu belirtti.
Saner, “Balıkesir kuzusu bize yarışmalarda zaman kazandıran bir et oldu. Çok hızlı pişiyor ve lezzetiyle fark yaratıyor” ifadelerini kullandı.
Balıkesir’in gastronomi alanında hak ettiği değeri tam olarak bulamadığını ancak hızlı bir gelişim gösterdiğini söyleyen Saner, “Balıkesir Türkiye’yi doyuran şehir olarak gastronomide çok değerli bir şehir” dedi.
“Türk Mutfağını Farklı Kılan Şey Kültürümüz”
Panelde Türk mutfağını dünyada farklı kılan unsurun ne olduğu da konuşuldu. Şef Erkan Yeşil, Türk mutfağını özel yapan en önemli unsurun kültür olduğunu belirterek, yemeklerin yaşanmışlıkları ve paylaşımı yansıttığını ifade etti.
Ayten Saner ise Türk mutfağını farklı kılan unsurun misafirperverlik olduğunu söyleyerek, “Dünyada Türkler kadar misafirperver bir millet olduğuna inanmıyorum” dedi.
Ot Kültürü ve Geleneksel Lezzetler Öne Çıktı
Panelde Balıkesir’in ot kültürü de gündeme geldi. Şef Ayten Saner; radika, şevketibostan ve cibes gibi otların sağlık açısından önemli olduğuna dikkat çekerek bu ürünlerin gastronomi açısından daha fazla değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Prof. Dr. Mehmet Oğuzhan İlban ise Balıkesir’in ot çeşitliliği açısından çok güçlü bir bölge olduğunu belirterek, gastronomik değerlerin korunmasının kültürel miras açısından büyük önem taşıdığını ifade etti.
“El Hafızası Çok Değerli”
Panelde geleneksel yemeklerin geleceğe aktarılması konusunda “reçete mi, el hafızası mı?” sorusu da ele alındı. Ayten Saner, birçok tarifi annesinden ve çevresindeki insanlardan öğrendiğini belirterek el hafızasının çok kıymetli olduğunu söyledi.
Şef Erkan Yeşil ise profesyonel mutfaklarda reçetenin önemli olduğunu ancak Türk mutfağının yazılı kaynak eksikliği yaşadığını ifade ederek, geleneksel tariflerin kayıt altına alınması gerektiğine dikkat çekti.
Geleneksel Mutfak Kültürünün Geleceği Konuşuldu
Panelin son bölümünde ise geleneksel mutfağın geleceği ele alındı. Şefler, gençlerin fast food kültürüne yöneldiğini ancak geleneksel yemeklerin farklı sunumlarla yeniden sevdirilebileceğini ifade etti.
Panel, Prof. Dr. Mehmet Oğuzhan İlban’ın konuşmacılara teşekkür etmesiyle sona erdi.

