Dünya Ekonomik Forumu (WEF) ve danışmanlık şirketi Kearney tarafından yayımlanan yeni bir rapor, pandemi sonrası toparlanan turizm ve seyahat sektörünün önümüzdeki yıllarda karşılaşabileceği dört olası gelecek senaryosunu ortaya koydu. Raporda, jeopolitik gerilimler, ekonomik dalgalanmalar, sürdürülebilirlik çabaları ve dijitalleşmenin sektörün geleceğini şekillendireceği vurgulandı.

Pandemiyle birlikte en ağır darbe alan sektörlerden biri olan turizm, 2025’in ilk çeyreğinde geçen yıla göre %5 büyüme gösterdi. Asya-Pasifik ve Afrika’ya yönelik seyahatler bu artışta başı çekerken, önümüzdeki on yılda küresel turizm harcamalarının %7 oranında büyümesi bekleniyor.

Dört Gelecek Senaryosu

  1. Bin Ada Dünyası (A Thousand Islands World)
    Jeopolitik parçalanma ve artan küresel gerilimlerin damga vurduğu bu senaryoda, korumacı seyahat kısıtlamaları, zayıf ekonomik büyüme ve düşük gelirli destinasyonlarda turizm harcamalarının azalması öngörülüyor. Uluslararası seyahat azalırken, bölgesel seyahatler artacak; bu da havacılık emisyonlarını düşürürken kara ve demir yolu kaynaklı emisyonları yükseltecek.
  2. Uyumlu Ufuklar (Harmonious Horizons)
    Çok taraflı iş birliği, serbest ticaret ve güçlü ekonomik büyümenin hakim olduğu bu senaryoda, 2030’a kadar uluslararası turist sayısında %29 artış bekleniyor. Özellikle Hindistan, Endonezya ve Nijerya gibi Küresel Güney ülkelerinden gelen ziyaretçilerin oranı yükselecek. Ancak artan turizm, sürdürülebilir yakıt kullanım oranlarının yetersizliği nedeniyle havacılık emisyonlarını artıracak.
  3. Yeşil Yükseliş (Green Ascent)
    Karbon azaltımı, çevre bilinci ve düşük etkili seyahat tercihlerinin ön planda olduğu bu modelde, ekoturizm ve “yüksek değer–düşük hacim” konsepti öne çıkıyor. Yüksek hızlı tren gibi düşük emisyonlu ulaşım araçları yaygınlaşacak. Yeşil turizm istihdamı artarken, sürdürülebilir havacılık yakıtı üretimi için doğal alanların kaybı gibi yeni dengeler tartışma konusu olacak.
  4. Teknoloji Türbülansı (Tech Turbulence)
    Hızlı teknoloji adaptasyonu ile parçalı ekonomik toparlanmanın birleştiği bu senaryoda, yapay zeka, artırılmış ve sanal gerçeklik ile sanal turizm öne çıkacak. Bu gelişmeler emisyonları azaltırken enerji tüketimini artıracak. Otomasyon, turizm sektöründeki işlerin %45’ini dönüştürecek veya ortadan kaldıracak, ancak 2030’a kadar iki milyondan fazla pozisyonun doldurulamaması gibi iş gücü açığı sorunlarını beraberinde getirecek.

Sektör İçin Yol Haritası
Rapora göre, her senaryo kendi içinde farklı riskler ve fırsatlar barındırıyor. Overturizm, iş gücü eksikliği, çevresel tahribat gibi sorunların önlenmesi için iyi yönetişim, iş gücünün yeniden beceri kazanması ve yenilikçi finansman yöntemleri öncelikli hale gelecek. Kamu-özel sektör iş birlikleri, yatırımların ve sürdürülebilir uygulamaların hayata geçirilmesinde kritik rol oynayacak.