Uluslararası MICE Endüstrisi Derneği (I-MICE), kuruluşunun 10. yılında sektör paydaşlarını bir araya getiren özel bir geceyle yeni döneme güçlü bir mesajla girdi. Address Istanbul’da gerçekleşen gecenin açılış konuşmasını yapan Dernek Başkanı Işıl Özmen, derneğin yaklaşık 600’e yakın üye yapısıyla artık sektörün “sesi ve gücü” haline geldiğini vurguladı.
Özmen; geçen on yılı eğitim programları, sosyal sorumluluk projeleri, networking etkinlikleri ve sektörel temaslarla örülü “yoğun emek” olarak tanımlarken, derneğin zorlu dönemlerde sorumluluk almaktan kaçınmayan bir dayanışma kültürü inşa ettiğine dikkat çekti. Konuşmasında ayrıca kuruculardan ve geçmiş dönem Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Kurt’un, TÜRSAB temsilcisi olarak Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) Yönetim Kurulu üyeliğine seçilmesini de sektör adına önemli bir kazanım olarak değerlendirdi.
Turizm Vizyon olarak; MICE sektörünün dönüşüm gündemini, derneğin 10 yıllık birikimini ve yeni dönem hedeflerini Uluslararası MICE Endüstrisi Derneği Başkanı Işıl Özmen ile konuştuk.

Öncelikle I-MICE derneğinizin 10. yılı kutlu olsun. Bu 10 yılı birkaç cümleyle özetleseniz nasıl anlatırsınız?
Çok teşekkürler… Derneğimizin kurucu üyesi olmamakla beraber, 2017 yılındaki ilk lansmanda genç Mice Acenteci meslektaşlarımın vizyoner bir bakış açısıyla tüm sektör paydaşlarını kapsayan bir sivil toplum kuruluşunun temellerini attıklarını görüp, sektöre yön verecek bir oluşum olduğuna inandım. Ve o günden beri de derneğin yönetim kurulunda çeşitli görevlerde bulunuyorum. 2025-2028 döneminde başkanlık yapmaktayım. En güzel tarafı da 10.yılı kutlamanın bizim döneme denk gelmesinden de büyük gurur duyuyorum.

Bugün 600’e yakın üye ile ciddi bir temsil gücü var. Üyeleriniz sahada en somut faydayı hangi alanlarda hissediyor?
Belirttiğiniz gibi, 600’e yakın üyemizle sektörümüzde ciddi bir temsil gücüne sahibiz ve üyelerimizle sahada en somut faydayı özellikle üç alanda hissettirebiliyoruz. MICE Sektörünün bilinirliği, katma değeri ve temsili konusunda özellikle Pandemi döneminde gerçekleştirdiğimiz Çalıştay ve sonuçlarının raporlayarak; Kamu kurumları ve Sektörel mecralara iletilerek çözüm önerilerimizi anlatabiliyor, sektörün sesi oluyoruz.
İş birliği ve networking açısından baktığımızda; derneğimizin yeni rota etkinlikleri, lansmanları, B2B görüşmeleri, güçlü iletişim ağı ve projeleri sayesinde üyelerimiz yeni iş birlikleri kurabiliyor ve sektörel dayanışmayı sahada doğrudan deneyimliyor. Bilgi ve gelişim açısından ise; eğitim programları, içerik üretimi ve sektörel raporlarla üyelerimizin güncel bilgiye erişimini sağlıyor, profesyonel gelişimlerine katkıda bulunuyoruz. Kısacası, üyelerimiz yalnızca bir derneğin parçası değil; sahada güçlü bir topluluğun desteğini hissediyor, işlerini büyütmek ve sektörün geleceğini şekillendirmek için somut avantajlar elde ediyor.

Daha iyi ifade edebilmek adına da şunu ilave etmek isterim, 2025-2028 döneminde, yönetim, icra ve komitelerimizle birlikte 83 kişilik güçlü bir ekip olarak kurumsal ve kapsayıcı bir anlayışla yol alıyor; sektörümüze fayda üretmeyi sürdürüyoruz. Her bir komitemiz bir yönetim kurulu üyemize bağlı olarak çalışmalarını sürdürüyor.. Komite başlıklarımızdan sektör kapsayıcılığımızın daha net anlaşılacağını düşünüyorum.
- I-MICE Famtrip Komitesi
- I-MICE Üye Kabul ve İşbirliği Komitesi
- I-MICE Tedarikçilerimiz Komitesi
- I-MICE Sosyal Sorumluluk ve Sürdürülebilirlilik Komitesi
- I-MICE Yurtiçi Temsilcilikler Komitesi
- I-MICE Bilişim Teknoloji Yapay Zeka Komitesi
- I-MICE Akademi Komitesi
- I-MICE Fuar ve B2B Etkinlikler Komitesi
- I-MICE Basın Haber / Sosyal Medya Komitesi
- I-MICE STK İşbirlikleri ve Hukuk / Bürokrasi / Etik Komitesi
- I-MICE Yurt dışı Temsilcilikler Komitesi

MICE’ta networking “kartvizit”ten çok daha fazlası. Siz dernek olarak iş birliklerini gerçekten üreten bir ağ kurmak için nasıl bir yaklaşım izliyorsunuz?
MICE sektöründe networking bizim için sadece kartvizit alışverişinden ibaret değil; gerçek iş birliklerini doğuran, sürdürülebilir ilişkiler kurmayı hedefleyen bir süreçtir. I-MICE Derneği olarak bu yaklaşımı üç temel eksende yürütüyoruz: Güçlü ağ yapısı, Ortak üretim ve paylaşım, Bilgi ve gelişim…
Güçlü ağ yapımız sayesinde; üyelerimizi ülkenin her bölgesinde çoğaltarak, farklı paydaşları aynı platformda buluşturuyor ve iş birliklerini somut projelere dönüştürüyoruz.
Ortak üretim ve paylaşım açısından; zirveler, paneller ve B2B etkinlikler düzenleyerek üyelerimizin birbirini daha yakından tanımasını, ortak projeler geliştirmesini ve sektöre değer katacak iş birlikleri üretmesini sağlıyoruz.
Bilgi ve gelişim için ise; I-MICE Akademi aracılığıyla üniversitelerle protokoller yapıyor, eğitimler ve paneller düzenliyor, böylece hem mevcut üyelerimizin gelişimine katkı sağlıyor hem de geleceğin profesyonellerini sektöre kazandırıyoruz.
Bizim için networking, yalnızca tanışmak değil; birlikte üretmek, birlikte büyümek ve sektörün geleceğini ortak akılla şekillendirmektir.

Eğitim tarafında bu sene/önümüzdeki dönem en çok hangi yetkinliklere odaklanıyorsunuz?
Eğitim tarafında bu dönem özellikle sektörün geleceğini şekillendirecek yetkinliklere odaklanıyoruz. Kriz yönetimi, operasyon süreçleri gibi temel iş becerilerinin yanı sıra; sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve teknoloji kullanımı öncelikli gündemimizde yer alıyor. Özellikle sürdürülebilirlik ve dijital dönüşüm konularında farkındalık yaratmayı, üyelerimizi güncel trendlerle buluşturmayı hedefliyoruz.
I-MICE Akademi aracılığıyla üniversitelerle yaptığımız iş birlikleri sayesinde öğrencilerin sektöre hazırlanmasına katkı sağlıyor, paneller ve eğitimlerle öğrencilerin MICE sektöründe ki kariyerlerine yön vermeye çalışıyoruz. Geçenlerde Aydın Üniversitesi’nde düzenlediğimiz panelde tanıştığımız 2 öğrencimiz derneğimizin 10.yıl etkinliğinde çalışmak istediklerini belirttiler ve onlara müthiş bir deneyim kazandırmış olduk. Sonrasında da öğrencilere üyelerimizin firmalarında staj imkanları sunuyoruz. Kısacası, eğitim yaklaşımımız yalnızca mevcut ihtiyaçlara değil, aynı zamanda geleceğin MICE profesyonellerini yetiştirmeye odaklanıyor.
Türkiye’de MICE ekosisteminde sizce en çok eksik olan şey ne? Ortak standart mı, ortak dil mi, veri/ölçümleme kültürü mü? Dernek olarak bu konuda neyi hedefliyorsunuz?
Türkiye’de MICE ekosisteminde en çok ihtiyaç duyulan alanın ortak standartlar ve ölçümleme eksikliği olduğunu düşünüyorum. Aynı zamanda veri ve ölçümleme eksikliği, yapılan işlerin katma değerli etkisini ve sürdürülebilirliğini değerlendirmeyi güçleştiriyor.
Biz dernek olarak bu noktada; yalnızca etkinlikler düzenleyen bir sektör değil, aynı zamanda ölçülebilir değer üreten, ortak standartlarla hareket eden ve küresel arenada güçlü bir şekilde temsil edilen bir MICE ekosistemi yaratmayı hedefliyoruz.

Sürdürülebilirlik artık “ekstra” veya “lüks” değil. Bir gereklilik haline geldi. Etkinliklerde hızlı etki veren, uygulanabilir sürdürülebilir adımlar sizce neler?
Sürdürülebilirlik sadece sektörümüz için değil geleceğimiz için de zorunluluk haline geldi. Etkinliklerde hızlı etki yaratacak ve uygulanabilir adımların başında kaynak kullanımını azaltmak geliyor. Örneğin; tek kullanımlık malzemeler yerine geri dönüştürülebilir ürünler tercih etmek, dijitalleşme sayesinde basılı materyalleri minimuma indirmek ve enerji verimliliği yüksek mekanları seçmek önemli fark yaratıyor. Ayrıca yerel üreticilerle çalışarak hem karbon ayak izini azaltıyor hem de bölgesel ekonomiye katkı sağlamak gerekliliğine inanıyoruz.
Bizim yaklaşımımız, sürdürülebilirliği yalnızca çevresel bir sorumluluk olarak değil; aynı zamanda topluma değer katan, ekonomik ve sosyal fayda üreten bir kültür olarak görmek. Bu nedenle her etkinlikte küçük ama etkili adımlar atarak, sektörün geleceğini daha yeşil ve daha bilinçli bir zemine taşımayı hedefliyoruz.
Son olarak “Aynı vizyon ve kararlılıkla yola devam” diyorsunuz. 2026–2027 için hedeflerinizden kısaca bahsedebilir misiniz?
2026–2027 hedeflerimizi belirlerken, bölgemizde ve yakın coğrafyamızda devam eden jeopolitik gerginlikleri ve savaşları yakından takip ediyoruz. Bu süreçlerin sektörümüzü doğrudan ya da dolaylı şekilde etkileyebileceğinin farkındayız. Suriye’de devam eden entegrasyon süreci, Rusya–Ukrayna savaşı, İsrail–Filistin hattında yaşanan insani dram ile Venezuela ve İran kaynaklı olası gelişmeler ve göç hareketleri, dikkatle izlediğimiz başlıca başlıklardır.

Tüm bu belirsizliklere rağmen her yeni yıl yeni umutlar ve yeni hedefler anlamına geliyor. Derneğimiz, 2026 ve 2027 yıllarında sektörel birlik ve dayanışmayı güçlendirmeyi önceliklendirmekte; birlikte hareket etmeyi ve ortak aklı esas alan etkinlik ve organizasyonlara odaklanıyor Bu kapsamda, otelcilerimiz ile seyahat acentalarımızı bir araya getirecek, yeni iş birliği fırsatları yaratırken mevcut ilişkileri güçlendirecek özel bir etkinlik planlıyoruz. Networking etkinliklerimiz, eğitim programlarımız, sosyal sorumluluk projelerimiz ile birlikte STK’lara ve kamu–özel sektör kurumlarına yönelik ziyaret ve temaslarımız da artarak devam edecektir. Ayrıca sektörümüzün en önemli sorunlarından biri olan nitelikli personel konusu, önümüzdeki dönemde ajandamızın ön sıralarında yer alacak ve bu alanda somut adımlar atılacaktır.
Uluslararası MICE Endüstrisi Derneği Başkanı Işıl Özmen’e bu değerli röportaj için teşekkür ediyor; derneğin yeni dönem hedeflerinin sektör adına hayırlı olmasını diliyoruz.
Röportaj: Selda Karahan

