Barcelona – Katalonya’nın 2025 yılında taşıdığı “Dünya Gastronomi Bölgesi (World Region of Gastronomy)” unvanı, yalnızca prestij kazandırmakla kalmadı; turizm, ekonomi ve kültürel tanıtım açısından da dikkat çekici sonuçlar ortaya koydu.

Katalonya Hükümeti tarafından açıklanan verilere göre, Catalunya World Region of Gastronomy 2025 (CRMG25) programı kapsamında yıl boyunca 455’ten fazla etkinlik ve faaliyet gerçekleştirildi. Programa, kamu kurumlarından özel sektöre, üreticilerden restoran işletmelerine, eğitim kurumlarından sivil toplum kuruluşlarına kadar uzanan gıda zincirinin tüm paydaşlarını kapsayan 1.887 kuruluş ve temsilci katılım sağladı.

Gastronomi yalnızca yemek değil

Programın öne çıkan projelerinden biri olan “12 Ay, 12 Peyzaj”, Katalonya’nın farklı tarımsal üretim alanlarını ve gastronomik kimliğini öne çıkarırken, gastronomi ile coğrafya arasındaki ilişkiyi görünür kıldı.

Bir diğer dikkat çekici girişim olan “Gastrosàvies” ise yaşlı kadınların kuşaktan kuşağa aktarılan mutfak bilgilerini paylaşmalarına imkân tanıdı. Düzenlenen buluşmalar, atölyeler ve konferanslar aracılığıyla gastronomik hafızanın korunmasına katkı sağlandı.

Gastronomi markası dünyaya taşındı

Katalonya, “Som Gastronomia Tour” kapsamında Madrid, Vigo, San Sebastián, Tokyo, Pekin, Londra ve Meksika’da tanıtım etkinlikleri düzenleyerek gastronomi turizmi alanındaki uluslararası görünürlüğünü artırdı. Ayrıca “Catalonia, the Best Cuisine in the World” kampanyasıyla destinasyon markasını küresel ölçekte güçlendirmeyi hedefledi.

Programın dünya genelinde 362 milyon potansiyel medya erişimi elde ettiği, bunun yanı sıra 5 milyon avroyu aşan ekonomik geri dönüş sağladığı tahmin ediliyor.

Uluslararası tanınırlık ve sürdürülebilirlik vurgusu

Katalonya’nın Uluslararası Gastronomi, Kültür, Sanat ve Turizm Enstitüsü (IGCAT) tarafından verilen Dünya Gastronomi Bölgesi unvanı, bölgenin gastronomi kültürü, sürdürülebilirlik, inovasyon ve enogastronomi turizmi alanlarındaki liderliğini pekiştiren önemli bir uluslararası başarı olarak değerlendiriliyor.

Türkiye için önemli bir örnek

Katalonya deneyimi, gastronominin yalnızca restoranlardan ibaret olmadığını; tarım, kültürel miras, eğitim, sürdürülebilirlik ve destinasyon yönetimini kapsayan bütüncül bir kalkınma aracı olduğunu gösteriyor.

Türkiye’nin Gaziantep, Hatay, Afyonkarahisar ve Kayseri gibi güçlü gastronomik destinasyonlara sahip olduğu düşünüldüğünde, Katalonya’nın ortaya koyduğu bu model dikkatle incelenmesi gereken bir örnek niteliği taşıyor. Yerel üreticileri, akademiyi, kamu kurumlarını ve özel sektörü aynı çatı altında buluşturan uzun vadeli gastronomi stratejileri, Türkiye’nin gastronomi turizmindeki rekabet gücünü artırabilecek önemli adımlar arasında yer alıyor.

Katalonya’nın elde ettiği sonuçlar, gastronominin doğru planlandığında yalnızca bir tanıtım unsuru değil; ekonomik kalkınmayı destekleyen, kültürel kimliği güçlendiren ve uluslararası görünürlüğü artıran stratejik bir yatırım alanı olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.