Meksika hükümeti, Karayip kıyılarında turizmi olumsuz etkileyen sargassum (kahverengi deniz yosunu) istilasıyla mücadele için 115 milyon dolarlık yeni bir yatırım programı başlattı. Ülkenin en önemli turizm destinasyonlarından Cancun, Playa del Carmen ve Tulum başta olmak üzere birçok sahilde etkisini artıran deniz yosunları, hem çevresel sorunlara yol açıyor hem de turizm sektörünü ekonomik açıdan zorluyor.

Son yıllarda özellikle yaz aylarında yoğunlaşan sargassum birikintileri, plajların görünümünü bozarken deniz suyunun kalitesini de olumsuz etkiliyor. Kıyıya vuran yosunlar kısa sürede çürüyerek kötü koku oluşturuyor ve turistlerin denize girme isteğini azaltıyor. Bu durum, Karayip kıyılarındaki birçok otel ve turizm işletmesinin rezervasyonlarında düşüş yaşamasına neden oluyor.

Meksika hükümetinin açıkladığı yatırım programı kapsamında, deniz yüzeyinde yosunları toplamak için özel tekneler kullanılacak, kıyılara koruyucu bariyer sistemleri kurulacak ve sahillerde temizlik çalışmalarına ayrılan ekipman ile personel sayısı artırılacak. Programın temel amacı, turizm sezonu boyunca plajların daha temiz tutulmasını sağlayarak ziyaretçi memnuniyetini korumak.

Turizm sektörü temsilcileri ise rekabet gücünü kaybetmemek için çeşitli önlemler almaya başladı. Özellikle Cancun ve Riviera Maya bölgesindeki bazı oteller, doluluk oranlarını koruyabilmek amacıyla oda fiyatlarında indirimler uygularken, bazı işletmeler ise misafirlerine ücretsiz transfer, spa hizmetleri ve etkinlik paketleri gibi ek avantajlar sunuyor.

Uzmanlar, iklim değişikliği, deniz suyu sıcaklıklarının artması ve Atlantik Okyanusu’ndaki besin maddesi yoğunluğunun yükselmesinin sargassum oluşumunu hızlandırdığını belirtiyor. Bu nedenle sorunun yalnızca Meksika’yı değil, Karayipler’deki birçok turizm destinasyonunu etkileyen bölgesel bir çevre ve turizm problemi hâline geldiği ifade ediliyor.

Meksika’nın 115 milyon dolarlık yatırımının, kısa vadede plajların temizlenmesine katkı sağlaması beklenirken, uzmanlar uzun vadeli çözüm için uluslararası iş birliği ve çevresel koruma politikalarının da güçlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.