Türkiye, NATO Liderler Zirvesi kapsamında yalnızca diplomatik görüşmelere değil, zengin mutfak kültürüne de ev sahipliği yaptı. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde devlet ve hükümet başkanları için hazırlanan resmi akşam yemeğinde, Türkiye’nin farklı bölgelerini temsil eden seçkin lezzetler ikram edilerek Türk mutfağı uluslararası konuklara tanıtıldı.

Menüde Trabzon tereyağı ve Hizan balıyla hazırlanan taş fırın pidesi, Kayseri mantısı, Urla ve Tokat’tan temin edilen ürünlerle hazırlanan levrek, firik pilavı eşliğinde ağır ateşte pişirilmiş dana kaburga ile Maraş dondurması ve Antep fıstığı köpüğü eşliğinde sunulan Sütlü Nuriye tatlısı yer aldı.

Zirveyi takip etmek üzere Ankara’ya gelen yaklaşık 2.500 uluslararası gazeteci için kurulan medya merkezinde de Türk mutfağının zenginliği ön plana çıkarıldı. Gazetecilere çorbalardan zeytinyağlılara, peynir çeşitlerinden kebaplara, dolma, mantı ve pideden baklava, aşure, sütlaç ve lokuma kadar geniş bir lezzet yelpazesi sunuldu.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, uluslararası basın mensuplarıyla gerçekleştirilen programda gastronominin kamu diplomasisinin önemli araçlarından biri olduğunu belirterek, “Bazen aynı sofrada paylaşılan bir yemek, sayfalar dolusu belgenin anlatamadığını anlatabilir.” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye’nin Gastrodiplomasi Modeli: Miras Sofrası” temasıyla yürütülen tanıtım çalışmaları kapsamında Türk mutfağının misafirperverlik, paylaşım, sürdürülebilirlik ve yerel üretim değerlerini yansıttığı vurgulandı. Ayrıca Emine Erdoğan’ın öncülüğünde düzenlenen Türk Mutfağı Haftası’nın da Türk mutfağının uluslararası tanıtımına önemli katkı sağladığı ifade edildi.

Zirve kapsamında lider eşleri için düzenlenen özel programda da İznik çinileri ve geleneksel işlemeli masa örtüleriyle dekore edilen salonda Türk mutfağının farklı tatları sunularak gastronomi ile el sanatları bir araya getirildi.

Uzmanlara göre Türkiye, son yıllarda gastronomiyi yalnızca turizm ürünü olarak değil, aynı zamanda kültürel diplomasi ve ülke markalaşmasının güçlü bir unsuru olarak konumlandırıyor. NATO Zirvesi’nde sunulan “Miras Sofrası” konsepti de bu yaklaşımın uluslararası ölçekteki en dikkat çekici örneklerinden biri olarak değerlendiriliyor.