Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin, Ayvalık GastroFest’in açılışında yaptığı konuşmada gastronominin yalnızca mutfaktan ibaret olmadığını, üreticiden kadın emeğine uzanan büyük bir kültür zinciri olduğunu vurguladı. Ayvalık’ın zeytinyağı, ot kültürü ve yerel değerleriyle dünyanın dikkatini çeken bir gastronomi merkezi haline geldiğini belirten Ergin, “Bu festival yalnızca lezzetin değil; paylaşmanın, dayanışmanın ve birlikte üretmenin de kutlamasıdır” dedi.

Ayvalık Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen ikinci Uluslararası Ayvalık GastroFest’in resmi açılışı, gastronomi dünyasının önemli isimlerini, üreticileri ve ziyaretçileri bir araya getirdi. Festivalin açılışında konuşan Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin, Ayvalık’ın gastronomi mirasının yalnızca bir mutfak kültürü değil, aynı zamanda kentin yaşam biçimi olduğunu söyledi.
Ergin, konuşmasına “Hepinizi zeytinin, emeğin, bereketin ve lezzetin başkenti Ayvalık’ta ağırlamaktan son derece mutluyuz” sözleriyle başladı. Festivalin yalnızca bir etkinlik olmadığını vurgulayan Ergin, “Bugün burada yalnızca bir festivalin açılışını gerçekleştirmiyoruz. Aynı zamanda binlerce yıllık bir kültürün, emeğin, üretimin ve yaşam biçiminin kutlamasını yapıyoruz” ifadelerini kullandı.
“Ayvalık Mutfağı Yaşayan Bir Miras”
Ayvalık’ın tarihi, doğası, taş sokakları ve zeytinlikleriyle çok özel bir kent olduğunun altını çizen Ergin, kentin mutfak kültürünün Kuzey Ege’nin doğallığını ve paylaşım anlayışını yansıttığını söyledi.
“Bu topraklarda yemek yalnızca karın doyurmak değildir. Burada her tarifin bir hikayesi, her sofranın bir hatırası vardır” diyen Ergin, Ayvalık mutfağını yaşayan bir miras olarak tanımladı.
Kadın Üreticilere ve Kooperatifleşmeye Vurgu
Göreve geldikleri ilk günden itibaren üretim kültürünü desteklemeye odaklandıklarını ifade eden Ergin, gastronominin yalnızca restoranlardan ya da şeflerden oluşmadığını belirtti.
“Tarladaki üreticiden zeytin toplayan emekçiye, mandıradaki ustadan pazardaki esnafa kadar uzanan büyük bir değer zincirinden söz ediyoruz” diyen Ergin, Ayvalık’ta kooperatifleşme çalışmalarıyla kadın üreticilerin desteklendiğini söyledi.
Kadın emeğinin görünür hale gelmesi için önemli adımlar attıklarını kaydeden Ergin, “Bir kentte kadın üretirse o kent büyür, gelişir ve güçlenir” ifadelerini kullandı.
Coğrafi İşaretli Ürünler Ön Planda
Ayvalık’ın gastronomi alanındaki marka değerini artırmak için coğrafi işaret çalışmalarına önem verdiklerini belirten Mesut Ergin, Ayvalık tost ekmeği, sakızlı kurabiye, lor tatlısı ve sepet peynirinin coğrafi işaret aldığını hatırlattı.
Ergin, “Yerel değerlerini koruyan kentler geleceğe daha güçlü yürür” diyerek Ayvalık’ın gastronomi alanında hak ettiği yere ulaşması için çalışmaya devam edeceklerini söyledi.
“Ayvalık Büyük Bir Gastronomi Sahnesine Dönüştü”
Gastronomi turizminin dünyada hızla büyüyen bir alan olduğuna dikkat çeken Ergin, insanların artık yalnızca bir şehri görmek için değil, o kentin mutfağını ve hikayesini deneyimlemek için seyahat ettiğini ifade etti.
Festival boyunca workshoplar, gastro şovlar, tadım etkinlikleri ve söyleşilerle Ayvalık’ın adeta büyük bir gastronomi sahnesine dönüştüğünü belirten Ergin, özellikle gençlerin şeflerle bir araya gelmesinin önemli bir ilham kaynağı olduğunu vurguladı.
“Ayvalık’ın Hikayesini Dünyaya Anlatıyoruz”
Festivalin Ayvalık’ın ulusal ve uluslararası tanıtımına büyük katkı sağladığını belirten Ergin, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
“Ayvalık’ın sofraları her zaman açıktır. Çünkü bu kent paylaşmayı bilir, dayanışmayı bilir. Gelin bu güzel atmosferde yalnızca lezzetleri değil; dostluğu, kültürel zenginliğimizi ve ortak değerlerimizi de paylaşalım.”

