Mikel Coffee, “İki Yaka, Tek Mikel” etkinliğiyle İstanbul Boğazı’nın iki yakasını kahve, yoga, workshop ve müzik eşliğinde buluşturdu. Tarabya’dan Beykoz’a uzanan dört saatlik deneyimin en dikkat çeken yeniliği ise markanın geleneksel Türk kahvesini yaz mevsimine uyarladığı “soğuk Türk kahvesi” oldu. Mikel Coffee Pazarlama Direktörü Kübra Kınal, Türkiye’de ilk kez etkinlik katılımcılarının deneyimlediği yeni ürünü “Geleneği değiştirmedik, mevsimi değiştirdik” sözleriyle anlattı.

İstanbul Boğazı’nın eşsiz atmosferi, kahve kültürünü farklı yaşam deneyimleriyle bir araya getiren özel bir etkinliğe sahne oldu. Mikel Coffee tarafından 22 Ağustos’ta gerçekleştirilen “İki Yaka, Tek Mikel” etkinliğinde kahve, yoga, workshop, müzik ve eğlence aynı programda buluştu.
Bebek-Aşiyan’dan başlayan etkinlik kapsamında katılımcılar Boğaz’da tekne yolculuğuna çıkarak İstanbul’un iki yakasında farklı deneyimler yaşadı. Yaklaşık dört saat süren programda yoga seansından kahve workshopuna, müzikten yeni kahve deneyimlerine uzanan etkinlikler gerçekleştirildi.
Boğaz’da yoga ile güne hareketli başlangıç
Etkinliğin öne çıkan bölümlerinden biri, yoga eğitmeni Gizem Gümüş eşliğinde gerçekleştirilen yoga seansı oldu. Boğaz atmosferinin eşlik ettiği programın ardından katılımcılar kahve workshopuna katıldı. Etkinlik, müzik ve eğlenceyle devam ederken Tarabya’dan Beykoz’a uzanan rota İstanbul’un iki yakasını aynı deneyimde buluşturdu.
Programın kurgusunda kahveyi yalnızca bir içecek olarak değil; sosyalleşme, hareket, lezzet ve paylaşımın bir parçası olarak konumlandıran bir yaklaşım öne çıktı. Etkinliğin programında yoga, kahve workshopu, müzik ve Boğaz yolculuğunun bir araya getirildiği belirtildi.

“Kahve bizim için bir kültür”
Etkinlikte konuşan Mikel Coffee Pazarlama Direktörü Kübra Kınal, markanın yolculuğuna ilişkin bilgiler vererek Mikel’in 2008 yılında Yunanistan’da başlayan serüvenini bugün 22 ülkede 700’den fazla şubeyle sürdürdüğünü söyledi. Türkiye’de ise 2020 yılından bu yana faaliyet gösterdiklerini belirten Kınal, 100’ü aşkın şubeyle kahveseverlere ulaştıklarını ifade etti.
Büyümeyi yalnızca yeni mağazalar açmak olarak görmediklerini vurgulayan Kınal, kahvenin insanlar için farklı deneyimlerin paylaşılmasına aracılık eden bir kültür olduğunu söyledi. “İki Yaka, Tek Mikel” etkinliğinin de bu anlayışın bir yansıması olduğunu belirten Kınal, kahveyi mağazaların dışına çıkararak İstanbul Boğazı’nın atmosferinde lezzet, sohbet ve yogayla buluşturmak istediklerini anlattı.
Türk kahvesine soğuk ve yenilikçi yorum
Günün dikkat çeken sürprizlerinden biri ise soğuk Türk kahvesi oldu. Geleneksel Türk kahvesini farklı bir deneyimle sunmak amacıyla geliştirilen yeni ürün, marka ekiplerinin ardından Türkiye’de ilk kez etkinlik katılımcıları tarafından deneyimlendi.
Kübra Kınal, yeni ürünün ortaya çıkışını şu sözlerle anlattı:
“Geleneksel çok güçlü bir kültür, Türk kahvesi bizim için. Bunu nasıl yeniden deneyimleyebiliriz, acaba nasıl üstüne bir farklılık ekleyebiliriz diye düşündüğümüzde bu yeni ürün çıktı ortaya. Hakiki soğuk bir Türk kahvesi. Geleneği değiştirmedik, mevsimi değiştirdik.”
İstanbul’un iki yakasında kahve deneyimi
Tarabya’dan Beykoz’a uzanan program boyunca katılımcılar kahve workshopu, yoga, müzik ve Boğaz yolculuğunu bir arada deneyimledi. Boğaz’ın iki yakasındaki farklı noktaları birbirine bağlayan etkinlik, markanın “İki Yaka, Tek Mikel” söylemini de İstanbul’un coğrafyası üzerinde deneyime dönüştürdü.
Kahveyi mağaza sınırlarının dışına taşıyan buluşma, yazın son günlerinde İstanbul Boğazı’nı kahve, yoga, müzik ve sosyalleşmenin bir araya geldiği deneyim alanına dönüştürdü.

