TTYD’nin TIF 2026 kapsamında, GAD Architecture/ Foundation Kurucusu Gökhan Avcıoğlu moderatörlüğünde gerçekleşen “Otel Tasarımında Trendler: Destinasyon, Ruh, Deneyim ve İşlev” oturumunda; Bilgili Holding’den Levent Abay, Space Architects & Designers kurucusu Kaan Çetinkaya ve Autoban kurucu ortağı Seyhan Özdemir, tasarımın artık yalnızca estetik değil; markalama, hedef kitle analizi ve 360 derece deneyim kurgusu ile otel yatırımının değerini büyüten stratejik bir araç haline geldiğini vurguladı.

Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği (TTYD) tarafından düzenlenen Turizm Yatırım Forumu – TIF 2026’nın ikinci gününde, otel tasarımının değişen dinamikleri “Otel Tasarımında Trendler: Destinasyon, Ruh, Deneyim ve İşlev” başlıklı oturumda ele alındı. GAD Architecture/ Foundation Kurucusu Gökhan Avcıoğlu moderatörlüğünde gerçekleşen buluşmada; tasarımın turizm yatırımlarında hikâye, deneyim ve işlev ekseninde yeniden tanımlandığına dikkat çekildi.

Oturumda konuşan Bilgili Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve Proje Geliştirme ve İnşaat Yönetimi Grubu Başkanı Levent Abay, grubun tasarıma ve tasarımcıya yaklaşımını “kültürel mirasın dönüşümü” üzerinden anlattı. Abay, turizmi 12 aya yayma hedefiyle Erzurum’da hayata geçirdikleri kış sporları merkezi projesinin ölçeğine işaret ederek; merkezde yaklaşık 20 otel, 25 bin oda kapasitesi ve 75 bin metrekarelik kongre merkezi planlandığını belirtti. Projeyle kongre, spor ve sağlık turizmi bileşenlerini bir araya getirerek bölgede yeni bir kategori oluşturmayı hedeflediklerini ifade eden Abay, yatırımın bölgeye 1,2 milyar dolarlık katma değer sağlayacağını ve Avrupa’daki pek çok örnekten daha büyük bir kayak merkezi olacağını söyledi. Abay ayrıca Kuzey Ege’de wellness–spa ve longevity odaklı yeni bir proje üzerinde çalıştıklarını, yakın dönemde lansman planladıklarını paylaştı.

Space Architects & Designers Kurucusu Kaan Çetinkaya ise otel tasarımında öne çıkan yaklaşımı “marketing oriented design” kavramıyla değerlendirdi. Konaklama projelerinin yalnızca bir yapı değil, geri dönüşü hedeflenen bir yatırım olduğuna dikkat çeken Çetinkaya, tasarımın bu noktada bir pazarlama enstrümanı gibi ele alınması gerektiğini vurguladı. Çetinkaya’ya göre ilk adım, her zaman hedef kitleyi doğru tanımlamak: Misafir profili, ihtiyaçlar ve trendler analiz edilmeden yapılan tasarımlar değer üretmekte zorlanıyor. “Uzunca bir süredir görüyoruz ki, kendi hikâyesi olan ve bu hikâyeye dayalı müşteri deneyimi sunan hospitality ürünleri daha çok tercih ediliyor” diyen Çetinkaya, hikâyenin doğru kurgulandığında tasarımı daha sürdürülebilir kıldığını ve markaya dönüşen bir omurga oluşturduğunu ifade etti.

Oturumun bir diğer konuşmacısı Autoban Kurucu Ortağı Seyhan Özdemir ise mimarlığın merkezine “insanın yaşadığı hayatı” koydu. Özdemir, bir mekân tasarlarken aslında kullanıcıların o gün yaşadığı deneyimin ötesinde, gelecekte yaşayacağı deneyimi de kapsayan bir kurgu yaptıklarını vurgulayarak “365 derece tasarlıyoruz” ifadesini kullandı. Ölçek farkı olmaksızın ürün tasarımından mimariye uzanan bütünsel yaklaşımla çalıştıklarını belirten Özdemir, başarılı projelerin yatırımcı–operatör–tasarım ekibi arasında kurulan uyumlu ve ortak amaçlı iş birliğiyle ortaya çıktığını dile getirdi.

Panel boyunca, turizm yatırımlarında tasarımın “güzel görünen” bir sonuç olmaktan çıkarak; hikâye anlatımı, hedef kitle okuması, marka mimarisi ve deneyim yönetimi ile doğrudan değer üreten stratejik bir unsur haline geldiği mesajı öne çıktı. Oturum, otel projelerinde rekabet avantajının; doğru anlatı, doğru işlev ve kusursuz deneyim kurgusuyla şekillendiğini bir kez daha ortaya koydu.