Gastro Travel serisinin yeni durağı VİÇE (Fındıklı), doğa, gastronomi, tarım ve sürdürülebilir turizmi aynı potada buluşturuyor. Akif Budak’ın öncülüğünde hayata geçirilen organizasyon, Karadeniz’in üretim kültürünü ve unutulmaya yüz tutmuş değerlerini “Gelenekten Geleceğe” vizyonuyla yeniden görünür kılmayı hedefliyor.

Gastronomi ve turizmi yalnızca bir deneyim alanı değil, yerel kalkınmanın anahtarı olarak ele alan Gastro Travel yolculuğu, bu kez rotasını Rize’nin Fındıklı ilçesi VİÇE’ye çeviriyor. 30 Nisan – 3 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirilecek Gastro Travel VİÇE, üç gece dört gün sürecek programıyla Karadeniz’in kıyıdan vadilere, derelerden dağ köylerine uzanan zenginliğini çok katmanlı bir bakışla ele alıyor.

Organizasyonun mimarı Akif Budak, Gastro Travel etkinliklerinin bir “festival kalabalığı” değil, içeriği ve verisi olan nitelikli buluşmalar olarak kurgulandığını vurguluyor. Budak’a göre amaç; fotoğraf verip dağılan etkinlikler değil, üreticiyi, şefi, akademisyeni ve turizm profesyonelini aynı masada buluşturan kalıcı bir etki yaratmak.

Unutulan Üretim Kültürüne Dönüş

Gastro Travel VİÇE’nin çıkış noktalarından biri, Karadeniz’de giderek kaybolan üretim ve pişirme kültürüne dikkat çekmek. Akif Budak, bölgede geçmişte 150’nin üzerinde yerel yemek varken bugün birkaç ürünle sınırlı bir mutfak algısı oluştuğunu belirterek, bu daralmanın hem kültürel hem ekonomik bir kayıp olduğuna işaret ediyor. Aynı şekilde yanlış üretim ve tüketim alışkanlıkları nedeniyle yenilebilir gıdanın ciddi oranlarda israf edildiğini vurgulayan Budak, bu nedenle eğitim, farkındalık ve uygulamayı bir arada ele aldıklarını söylüyor.

Program: Denizden Sofraya, Vadilerden Üretime

Gastro Travel VİÇE programı, katılımcıları klasik bir etkinlik takviminin ötesine taşıyor. İlk gün Rize–Artvin Havalimanı’nda karşılamayla başlayan organizasyon, sahil yürüyüşleri ve Fındıklı mutfağından örneklerin sunulduğu akşam yemeğiyle açılıyor.

Birinci günün ana teması “Denizden Sofraya”. Fındıklı Sahil Parkı’nda gerçekleşecek açılış ve gastronomi sunumlarında yerel yönetim temsilcileri, STK’lar ve organizasyon komitesi bir araya gelirken; ünlü şefler ile yerel şeflerin buluşması, Karadeniz mutfağına modern dokunuşlarla hayat veriyor. Gün, Deniz Mutfağı & Kıyı Kültürü temalı gala yemeğiyle tamamlanıyor.

İkinci gün “Dereler & Vadiler” başlığı altında doğa ile iç içe ilerliyor. Çağlayan Vadisi ve VİÇE derelerinde yapılan yürüyüşler, flora-fauna anlatımları ve yerel rehber eşliğindeki keşifler; gastronominin doğayla olan bağını görünür kılıyor. Vadi içi piknik konseptli öğle yemeği ve kadın kooperatiflerinin ürün sunumları, yerel üretimin önemini öne çıkarıyor. Günün ikinci yarısında ise Sürdürülebilir Kırsal Turizm, Gastronomi Turizmi, Destinasyon Markalaşması ve Bölgesel Kalkınmada Kadın Kooperatifleri başlıklarında oturumlar düzenleniyor.

Üçüncü gün ise “Dağlar & Üretim” temasıyla yerel hikâyelere odaklanıyor. Dağ köyleri, çay bahçeleri ve fındık üretim alanlarına yapılan ziyaretlerle, Karadeniz’in tarımsal belleği yerinde deneyimleniyor ve Gastro Travel VİÇE kapanışla tamamlanıyor.

Sümela’dan VİÇE’ye Uzanan Büyük Hikâyenin Parçası

Akif Budak, Gastro Travel etkinliklerinin tekil organizasyonlar olmadığını; Sümela’nın gölgesinden başlayıp, Fındıklı, Kemalpaşa ve Gürcistan üzerinden Kafkasya’ya uzanan uzun soluklu bir kültür ve gastronomi hattının parçaları olduğunu ifade ediyor. Bu hattın, Doğu Karadeniz’i uluslararası ölçekte yeni bir gastronomi ve turizm rotası olarak konumlandırmayı amaçladığını belirtiyor.

Gastro Travel VİÇE, bu vizyonun “gelenekten geleceğe” uzanan en somut duraklarından biri olarak Karadeniz’de yeni bir anlatının kapısını aralıyor.