Turizoom Yönetim Kurulu Başkanı Ali Can Aksu, turizm sektörüne yönelik kaleme aldığı yazısında “mış gibi” zihniyetin sektöre zarar verdiğini belirterek, samimiyet, nitelik ve ölçülebilirlik çağrısında bulundu.
Turizoom Yönetim Kurulu Başkanı Ali Can Aksu, turizm sektörünün karşı karşıya olduğu yapısal sorunlara dikkat çeken çarpıcı bir değerlendirme kaleme aldı. Sektördeki “mış gibi” zihniyetin sadece bugünü değil, geleceği de tükettiğine işaret eden Aksu, sürdürülebilir kalkınma ve gerçek dönüşüm için samimiyet çağrısında bulundu.
Aksu, yazısında şunları ifade etti:
“Turizm sektörü sadece görünen yüzüyle değil, arka plandaki kültürel birikim, hizmet kalitesi, sürdürülebilirlik, eğitim ve yerel değerlerle de şekillenmektedir. Gerçekten kalkınmak istiyorsak önce samimi olmalıyız. Çünkü ‘mış gibi’ yapılan her şey, bizi ileri değil geri götürüyor.”
Derinlik Olmadan Gelecek Kurulamaz
Vitrinle sınırlı kalan bir turizm anlayışının geleceği taşıyamayacağını vurgulayan Aksu, şöyle devam etti:
“Göz alıcı vitrinlerin ötesinde, bir ülkenin ruhunu yansıtan derinliğe ihtiyaç var. Eğer bu derinliği yaratamazsak, sektör günü kurtarır ama geleceği kaybeder. Strateji varmış gibi, eğitim ve çalışan personele önem veriliyormuş gibi, sürdürülebilirlik uygulanıyormuş gibi, profesyonel yönetim anlayışı varmış gibi, dijitalleşme yaşanıyormuş gibi… Davranış ve eylemler turizmde geleceği yok ediyor.”
Tanıtım Faaliyetlerinde “Etkinlik Var, Etki Yok”
Özellikle turizm tanıtım faaliyetlerinin içeriğine ve etkisine dair de eleştirilerde bulunan Aksu, etkinliklerin gerçek bir dönüşüm sağlayamadığını belirterek şunları dile getirdi:
“Etkinlik var, etki yok. Her yıl milyonlar harcanarak düzenlenen sayısız fuar ve turizm etkinlikleri… Peki soralım: Gerçekten ne kazandırıyor? Yeni bir pazar mı açıyoruz, yoksa birbirimize kartvizit dağıtıp vitrin mi yapıyoruz? Yıllardır aynı salonlar, aynı konuşmalar, aynı kişiler… Ama sektörün gerçek bir dönüşümüne katkısı yok.”
“Hedefi olmayan her etkinlik zaman kaybıdır. Ölçülmeyen, analiz edilmeyen her fuar sadece ‘mış gibi’ tanıtımdır. Katılımcıların çoğu birbirini tanıyorsa, o etkinlik sektör içi sosyalleşmeden öteye geçemez.”
Sektörde nitelikli ve ölçülebilir çalışmaların önemine vurgu yapan Aksu, yazısını şu çağrıyla sonlandırdı:
“Artık ‘yapmış olmak için’ yapılan fuar ve etkinlikleri değil, gerçekten etki yaratan, ölçülebilir sonuçlara ulaşan, vizyon geliştiren buluşmalara ihtiyacımız var. Sektörü ileri götürecek olan; kalabalıklar değil, kaliteli içerik ve samimi niyettir.”

