Turizoom Yönetim Kurulu Başkanı Ali Can Aksu, kaleme aldığı değerlendirmede “Türk turizmini sadece ‘kaç turist geldi?’ sorusuyla değerlendirmenin sektörün gerçek potansiyelini gölgelediğini” vurgulayarak, sürdürülebilir başarının ancak nitelik, kalite, eğitim ve değer odaklı büyüme ile mümkün olduğunu ifade ediyor.

Turizoom Yönetim Kurulu Başkanı Ali Can Aksu, Türk turizminin yalnızca ziyaretçi sayıları üzerinden değerlendirilmesine eleştirilerde bulunarak, sektörün geleceğinin nitelikli büyüme, kalite ve sürdürülebilirlik ekseninde ele alınması gerektiğini vurguladı.

Türk turizmini sadece ‘kaç turist geldi?’ sorusuyla değerlendirmek, sektörün gerçek potansiyelini gölgelemektedir.” diyen Aksu, Türkiye’nin dünya turizminde güçlü bir destinasyon olmasına rağmen uzun süredir yüksek ziyaretçi sayıları üzerinden okunduğunu belirtti.

Aksu, günümüz turizm anlayışının artık bu yaklaşımın yetersizliğini ortaya koyduğunu ifade ederek, “Oysa günümüz turizm anlayışı açıkça göstermektedir ki sürdürülebilir başarı, yalnızca nicelikle değil nitelikli büyüme ile mümkündür.” dedi.

Turizmin yalnızca döviz girdisi sağlayan bir alan olarak görülmemesi gerektiğinin altını çizen Aksu, şu değerlendirmede bulundu:
Turizm, ülke ekonomisine döviz girdisi sağlayan bir sektör olmanın ötesinde, istihdam yaratan, şehirleri dönüştüren ve ülke imajını doğrudan etkileyen stratejik bir alandır. Bu nedenle turizmi yalnızca ‘kaç turist geldi’ sorusuyla değerlendirmek, sektörün gerçek potansiyelini gölgelemektedir.

Mevcut yapının sektörü zorladığını vurgulayan Aksu, “Bugün Türk turizminin önündeki en temel mesele; düşük katma değerli, yoğun hacimli ve sürdürülebilirliği zor bir yapının kalıcı hale gelmesidir.” ifadelerini kullandı. Bu yapının hizmet kalitesini baskıladığını belirten Aksu, “Bu yapı, hizmet kalitesini baskılamakla birlikte nitelikli insan kaynağını sektörden uzaklaştırmakta ve yatırımcıyı artan hukuki ve operasyonel risklerle karşı karşıya bırakmaktadır.” dedi.

Çözümün açık olduğunu dile getiren Aksu, yaklaşımın netleşmesi gerektiğini vurgulayarak,
Oysa çözüm nettir: ‘Daha fazla turist değil, daha doğru turist.’ ‘Daha ucuz ürün değil, daha değerli deneyim.’” ifadelerini kullandı.

İnsan kaynağına özel vurgu yapan Aksu, “İnsan kaynağı ve denetim sistemi güçlendirilmelidir. Nitelikli turizmin temeli, iyi eğitilmiş ve mesleki itibarı olan insan kaynağıdır.” değerlendirmesinde bulundu. Turizmde yaşanan olumsuz örneklerin sektöre genellenmemesi gerektiğini belirten Aksu, “Turizmde yaşanan münferit ve talihsiz olaylar, tüm sektörün değil; sistemin eksiklerinin sorgulanması gerektiğini göstermektedir.” dedi.

Bölgesel planlamanın önemine de dikkat çeken Aksu, “Türkiye’nin her bölgesi aynı turizm modeliyle değerlendirilemez.” diyerek sözlerini şöyle sürdürdü:
Kültür, gastronomi, sağlık, doğa, kongre ve şehir otelciliği gibi alanlarda bölgesel uzmanlaşma teşvik edilmelidir. Bu yaklaşım hem kaliteyi yükseltecek hem de turizmi 12 aya yayacaktır.

Kapsamlı bir dönüşüm çağrısı yapan Aksu, mevcut politikaların yetersiz kaldığını ifade ederek,
Türk turizmi artık geçici çözümlerle, sezon kurtarma refleksiyle ya da yalnızca istatistik odaklı politikalarla ilerleyemez.” dedi.

Sektörün geleceği için ortak akıl vurgusu yapan Aksu, “Sektörün geleceği için, kamu, özel sektör, profesyonel yöneticiler, akademi ve yerel yönetimlerin birlikte şekillendireceği kapsamlı bir turizm reformuna ihtiyaç vardır.” ifadelerini kullandı.

Aksu açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
Türk turizmi, dünya çapında saygınlığını koruyabilecek güce sahiptir. Ancak bu gücün kalıcı olması, nitelik, kalite, eğitim ve sürdürülebilirlik ekseninde atılacak cesur adımlara bağlıdır. Gerçek büyüme, sayıların değil, değerin artmasıyla mümkündür.