Türk turistin küresel seyahat eğilimleri, GlobeMeets tarafından yayımlanan kapsamlı araştırmayla ortaya kondu. GlobeMeets Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Kurt ile Nişantaşı Üniversitesi Öğretim Görevlisi Hümeyra Demir’in katkılarıyla yürütülen “Türk Turistlerin Global Seyahat Yönelimleri ve Beklentileri Araştırması”, Türk turistin yurt dışı seyahat eğilimlerini tüm boyutlarıyla ortaya koydu.18–28 Kasım tarihleri arasında 2.012 kişinin katılımıyla çevrim içi olarak gerçekleştirilen çalışma, Türk turistin seyahat isteğinin güçlü olduğunu ancak vize, ekonomik koşullar ve yapısal engeller nedeniyle bu talebin sınırlı kaldığını gözler önüne seriyor.

Pasaport yaygın, vize en büyük bariyer

Araştırmaya katılanların %87,8’i pasaport sahibi olduğunu belirtirken, yalnızca %34,8’inin geçerli bir vizesi bulunuyor. Bu tablo, Türk turistin yurt dışı seyahat potansiyelinin yüksek olmasına rağmen, vize süreçlerinin fiili bir kısıtlayıcı unsur olmaya devam ettiğini gösteriyor. Pasaport türlerinde ise bordo pasaport (%76,7) açık ara öne çıkarken, yeşil pasaport oranı %22,6 seviyesinde kalıyor.

2026 için yurt dışı planı güçlü

Araştırmanın dikkat çeken sonuçlarından biri de gelecek döneme yönelik seyahat niyeti. Katılımcıların %67’si 2026 yılında yurt dışı seyahati planladığını ifade ediyor. Buna karşın %33’lük kesim, ekonomik koşullar ve vize gibi faktörler nedeniyle plan yapamadığını belirtiyor. Bu durum, Türk turistin isteği ile imkânları arasındaki makası ortaya koyuyor .

Avrupa hâlâ merkezde, Japonya yükselişte

Ülke tercihleri incelendiğinde Avrupa ülkeleri güçlü konumunu korurken, Japonya gibi uzak ve alternatif destinasyonların da belirgin biçimde öne çıktığı görülüyor. Araştırma, daha önce sık ziyaret edilen Fransa, İtalya ve İspanya gibi ülkelerin görece geri planda kalmasının, “yenilik ve keşif arayışı” ile ilişkili olduğunu ortaya koyuyor.

Seyahatin ana motivasyonu: Keşif, kültür ve lezzet

Türk turist için seyahat artık yalnızca dinlenme anlamına gelmiyor. Katılımcıların en güçlü motivasyonları arasında keşfetme isteği, tarih ve kültür, gastronomi deneyimleri ve doğa temelli aktiviteler yer alıyor. İş, alışveriş veya romantik tatiller ise ikincil motivasyonlar arasında kalıyor. Bu tablo, deneyim odaklı turizmin güçlendiğine işaret ediyor.

Tatil süresi: “1 hafta ideal”

Araştırmaya göre Türk turistin büyük bölümü (%63,8) 4–7 gün arası tatili ideal olarak görüyor. Daha uzun (8 gün ve üzeri) tatilleri tercih edenlerin oranı %27,1, kısa süreli (1–3 gün) tatilleri tercih edenlerin oranı ise %9 seviyesinde. Bu sonuç, haftalık izin düzeniyle uyumlu, dengeli tatil anlayışının hâkim olduğunu gösteriyor.

Sosyal bağlar belirleyici

Yurt dışı seyahatlerde Türk turist en çok arkadaşları ve eşiyle seyahat etmeyi tercih ediyor. Ailece yapılan seyahatler de yüksek paya sahipken, tek başına seyahat edenlerin oranı görece düşük kalıyor. Bu durum, Türk toplumunda sosyal ilişkilerin seyahat kararlarında belirleyici rolünü koruduğunu ortaya koyuyor.

Karar mekanizmasında dijital içerik önde

Seyahat planlarını etkileyen en güçlü unsurlar arasında sosyal medya, influencer paylaşımları, YouTube seyahat içerikleri ve kullanıcı yorumları ilk sıralarda yer alıyor. Geleneksel seyahat dergileri ve acenta reklamlarının etkisi ise oldukça sınırlı. Araştırma, dijital içeriklerin ve deneyim paylaşımının seyahat kararlarında merkezi konuma yerleştiğini gösteriyor.

Güvenlik ve fiyat-performans hassasiyeti

Katılımcıların seyahat tercihlerinde güvenlik, temizlik ve fiyat-performans dengesi temel belirleyiciler arasında öne çıkıyor. Güvenlik algısı zayıf, hijyen ve siyasi istikrar açısından olumsuz algılanan ülkeler ise “asla gidilmek istenmeyen destinasyonlar” listesinde üst sıralarda yer alıyor.

GlobeMeets araştırması, Türk turistin seyahat isteğinin güçlü, deneyim arayışının yüksek, ancak vize ve ekonomik koşullar nedeniyle hareket alanının sınırlı olduğunu ortaya koyuyor. 2026’ya giderken Türk turist için belirleyici başlıklar; vize politikaları, dijital görünürlük, deneyim temelli turizm ürünleri ve fiyat-performans dengesi olarak öne çıkıyor.