Bentour Reisen Yönetim Kurulu Başkanı Kadir Uğur, sektörün 2025 tablosunu değerlendirerek 2026 için kritik uyarılarda bulundu.
Bentour Reisen Yönetim Kurulu Başkanı Kadir Uğur, Türk turizmine “56 yıldır hizmet eden sektörden biri olarak” yaptığı değerlendirmede yaklaşan yeni sezona dair önemli tespitlerde bulundu. Uğur, geçtiğimiz yıl öngörülerinin neredeyse tamamının gerçekleştiğini ancak sektörün “yaşananlardan ders çıkarıp çıkarmadığımız sorusunun cevabının ne yazık ki hayır” olduğunu belirterek eleştirilerini paylaştı.
Uğur, “Sektör hâlâ ‘eski tas eski hamam’ anlayışıyla ilerliyor” sözleriyle mevcut duruma dikkat çekti.
“Türkiye, uluslararası pazarda çok pahalı ülke algısını güçlendirdi”
2025 yılına ilişkin değerlendirmesinde Uğur, “Türkiye turizmi 2025 yılı itibarıyla uluslararası pazarda ‘çok pahalı ülke’ algısını güçlendirdi” diyerek fiyat politikasındaki hatalara vurgu yaptı. Misafirlerin bütçelerini zorlayan konaklama ve uçak fiyatlarının rakip ülkelere yönelimi artırdığını söyleyen Uğur, otellerin ve havayollarının sezon başında yaptığı yüksek artışların “hedeflenen gelire dönüşmediğini” ifade etti.
Uzun yıllar mücadele edilerek geride bırakılan “son dakika ülkesi” imajının geri döndüğünü belirten Uğur, “Birçok otelin 2024 satış ortalamalarının üstüne çıkamadığını rakamlar açıkça gösterdi” dedi ve buna rağmen fiyatlarda neden yüzde 40 artışa gidildiğinin hâlâ sektörün en kritik sorusu olduğunu ekledi.
“2026, hataları telafi etme ve güveni yeniden inşa etme yılı olacak”
Uğur, erken rezervasyonda beklenen talebin gelmemesinin sebebini “tüketicinin geçen yıl yaşadığı hayal kırıklığı” olarak açıklarken, misafirlerin sezon içinde fiyatların aşağıya çekildiğini görmeleri üzerine iptaller yaptığını ve uygun fiyatla yeniden rezervasyonlara yöneldiğini belirtti.
Bu nedenle 2026’da da son dakika satışlarının ağırlık kazanacağını söyleyen Uğur, “Bahsettiğim tüm bu gelişmeler özellikle Batı Avrupa pazarında kendisini güçlü biçimde hissettiriyor” dedi.
“Kaybolan güveni geri kazanmak zorundayız”
Turizmin en kritik başlığının bozulan güven olduğunu vurgulayan Uğur, “2025 yılında 1000 Avroya tatil yapan bir aile, aynı otelde 1400 Avroya kalmayı istemiyor. Tüketici bilinçlendi; talebini kısarak üreticiyi terbiye ediyor” dedi.
Türkiye’de yüksek enflasyon ve baskılanan döviz kuru nedeniyle işletme maliyetlerinin ağırlaştığını belirten Uğur, “Eğer bu tablo değişmezse turizm sektöründe de birçok işletme kepenk kapatma riskiyle karşı karşıya kalacaktır” ifadelerini kullandı.
Uğur, 2026 ve sonrası için tek çıkış yolunu ise şöyle özetledi:
“Tasarrufla maliyetleri kontrol altına almak ve misafire bütçesine uygun tatil seçenekleri sunmak zorundayız.”
“Mısır ve Yunan adaları yükselişte”
Rakip destinasyonlarla ilgili gözlemlerini aktaran Uğur, Yunanistan ve Mısır’da yaklaşık 100 otelciyle görüştüğünü belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Bu destinasyonlar fiyatlarını oturttuklarını, müşteriyi cezbetmeyi başardıklarını ve fiyat istikrarından ödün vermediklerini belirtiyorlar. Türkiye bize tekrar turistin kapısını açtı diyorlar ve teşekkür ediyorlar.”
Özellikle Mısır’ın güçlü bir rakip hâline geldiğini vurgulayan Uğur, “Çalışan bulmak kolay ve iş gücü maliyetleri düşük, yatırımlar hız kesmeden devam ediyor, hizmet kalitesi ciddi şekilde artmış, işletmelerde ne kibir ne de fiyat şişkinliği mevcut” dedi.
Uğur değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı:
“Eğer yeni bir küresel kriz yaşanmazsa Doğu Akdeniz’in parlayan yıldızları Mısır ve Yunan adaları olacak gibi görünüyor. Ancak yine de temennim, Türkiye’nin yeniden bayrağı eline almasıdır.”
