Global Business Travel Association (GBTA) ile Radisson Hotel Group’un iş birliğinde yayımlanan yeni araştırma, kurumsal otel programlarının hızla dönüşüm geçirdiğini ortaya koyuyor. Araştırmaya göre, şirketlerin seyahat yöneticileri geleneksel teklif alma (RFP) süreçlerini modernize etmeye, daha esnek fiyatlama modelleri benimsemeye ve yeni nesil çalışanların beklentilerine uyum sağlamaya odaklanıyor.
Çalışmada, şirketlerin %83’ü önceliğini şirketle özel anlaşmalı fiyatlara verirken, %82’si lokasyon yakınlığını en önemli kriterlerden biri olarak görüyor. Özellikle dinamik fiyatlama sistemleri (%77) ve zincir çapında indirimler (%74) giderek daha fazla tercih ediliyor. Katılımcıların %60’ı ise hem sabit hem dinamik fiyatların harmanlandığı hibrit modelleri ideal olarak değerlendiriyor.
Yeni nesil iş seyahatinde kullanıcı deneyimi de büyük önem taşıyor. Gen Z ve Gen Alpha’nın etkisiyle, kolay rezervasyon (%79) ve teknoloji odaklı konaklama deneyimleri (%61) ön plana çıkıyor.
Seyahat yöneticileri aynı zamanda RFP süreçlerinde yenilik arayışında: Çok yıllı sabit fiyat anlaşmaları (%64), harcama bazlı hedefler (%60) ve dinamik “süreklilik” esaslı düzenlemeler (%52) en çok ilgi gören uygulamalar arasında yer alıyor.
Araştırma, otel rezervasyonlarının dijitalleştiğini de gösteriyor. Online rezervasyon araçlarının kullanımı son bir yılda artarken (%42), doğrudan otel ve OTA (çevrimiçi seyahat acentesi) rezervasyonlarında düşüş gözleniyor.
Buna karşın, büyük şehirlerde hâlâ önemli kapsama açıkları bulunuyor. Özellikle Londra, Paris, Berlin, Amsterdam ve Dubai gibi şehirlerde arz ve tercih edilen otel eksiklikleri dikkat çekiyor. Sürdürülebilirlik (%57), harcama standartları (%55) ve karbon ölçümü (%51) alanlarında da iyileştirme gereksinimleri öne çıkıyor.
2025’e dair beklentiler ise büyüme yönünde: Katılımcıların %77’si gelecek yıl iş seyahati harcamalarının artacağını öngörüyor. Bunun başlıca nedenleri arasında fiyat artışları, şirket büyümeleri ve seyahat eden çalışan sayısındaki artış yer alıyor.

