Türkiye’de iç turizm pandemi öncesi seviyenin gerisinde kalırken, OECD ülkelerinde uluslararası turizm tarihi zirveye ulaştı. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün (OECD) yayımladığı Turizm Trendleri ve Politikaları 2026 Raporu, küresel turizmin güçlü büyümesini sürdürdüğünü ancak sektörün giderek daha karmaşık risklerle karşı karşıya olduğunu ortaya koydu.

Türkiye’de yerli turist seyahatleri 2024 yılında bir önceki yıla göre %8,7 artarak 66,8 milyona yükseldi. Buna rağmen iç turizm hareketliliği, pandemi öncesinde 2019 yılında kaydedilen 78,2 milyonluk rekor seviyenin yaklaşık %14,5 altında kaldı. Veriler, iç turizmde toparlanmanın devam ettiğini ancak henüz tam anlamıyla eski ivmesine ulaşamadığını gösteriyor.

OECD Ülkelerinde Uluslararası Turizm Tarihi Zirvede

OECD raporuna göre, üye ülkelere gelen uluslararası turist sayısı 2025 yılında %3,4 artış göstererek yaklaşık 847 milyona ulaştı. Böylece OECD ülkeleri tarihinin en yüksek uluslararası ziyaretçi sayısı kaydedildi.

Raporda, OECD ülkelerinin yaklaşık üçte birinin 2026 sonunda turizm performansını 2025 seviyesinin de üzerine çıkararak yeni ziyaretçi rekorları kırmasının beklendiği ifade edildi.

Turizmin Önündeki Yeni Riskler

Rapor, küresel turizm talebinin güçlü seyrini korumasına rağmen sektörün geleceğini şekillendirecek önemli risklere dikkat çekiyor. Özellikle;

  • Jeopolitik gerilimler,
  • Değişen seyahat alışkanlıkları,
  • İklim değişikliği ve aşırı hava olayları,
  • Artan sürdürülebilirlik beklentileri,

turizm sektörünün geleceğini doğrudan etkileyen temel faktörler arasında gösteriliyor.

OECD, destinasyonların yalnızca ziyaretçi sayılarını artırmaya odaklanmasının yeterli olmayacağını; aynı zamanda krizlere karşı daha dirençli, esnek ve veri temelli yönetim modelleri geliştirmeleri gerektiğini vurguluyor.

Turist Profili Değişiyor

Raporda, yeni dönemde turistlerin beklentilerinin de önemli ölçüde değiştiği belirtiliyor. Seyahat kararlarında yalnızca fiyat değil; sürdürülebilirlik, güvenlik, dijital hizmetler, yerel deneyimler ve iklim koşulları da belirleyici unsurlar haline geliyor.

Bu nedenle destinasyonların ziyaretçi yönetimi, dijitalleşme, çevresel sürdürülebilirlik ve iklim uyum politikalarına daha fazla yatırım yapmaları gerektiği ifade ediliyor.

Ülkeler Arasında Farklı Performanslar

OECD, küresel turizmde genel büyüme eğiliminin devam ettiğini belirtmekle birlikte, ülkeler arasında önemli performans farklılıklarının sürdüğüne dikkat çekiyor. Bazı destinasyonlar yeni ziyaretçi rekorlarına hazırlanırken, bazı ülkeler ise ekonomik koşullar, bölgesel çatışmalar veya iklim kaynaklı sorunlar nedeniyle toparlanma sürecini daha yavaş sürdürüyor.

Uzmanlara göre önümüzdeki yıllarda turizmde başarı yalnızca ziyaretçi sayısıyla değil; sürdürülebilirlik, dirençlilik ve değişen tüketici beklentilerine uyum sağlayabilme kapasitesiyle ölçülecek.