TIF 2026’daki “Hava Taşımacılığı: Sırada Ne Var?” panelinde konuşan sektör temsilcileri, küresel hava yolculuğunun 2053’e kadar 22 milyar yolcuya ulaşacağı öngörüsünü paylaştı. Panelde; Türkiye’ye gelen turistlerin yüzde 70’inin hava yolunu kullandığına dikkat çekilirken, filoların büyümesi, altyapı yatırımı ihtiyacı, biyometrik dönüşüm ve “konfor–güvenlik” dengesini görünmez kılacak akıllı güvenlik uygulamaları öne çıktı.
Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği (TTYD) tarafından düzenlenen Turizm Yatırım Forumu – TIF 2026 kapsamında gerçekleştirilen “Hava Taşımacılığı: Sırada Ne Var?” paneli, turizm ile havacılığın birbirini besleyen iki stratejik sektör olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Panelin moderatörlüğünü Pegasus Airlines Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Tevfik Nane üstlenirken; Southwind Airlines CEO’su Şükrü Can, TAV Airports COO’su Mete Erna ve TAV Güvenlik CEO’su Turgay Şahan, önümüzdeki çeyrek asrı şekillendirecek büyüme senaryolarını ve kritik eşikleri değerlendirdi.
“100 turistin 70’i hava yoluyla geliyor”
Turizm ve havacılığın “ayrılmaz iki parça” olduğunun altını çizen Mehmet Tevfik Nane, katma değerin ülkede kalması açısından havacılığın kilit paydaşlardan biri olduğunu vurguladı. Nane, Türkiye’ye gelen turistlerin ulaşım tercihini net bir veriyle özetledi:
“Bugün ülkemize gelen 100 turistin 70’i hava yoluyla geliyor. Deniz yoluyla gelen çok az, kalanı da kara ve demir yoluyla geliyor.”
Nane ayrıca panelin odağına; jeopolitik gerilimler, finansal dalgalanmalar ve havalimanlarında hızla yayılan biyometrik uygulamalar gibi yeni dönemin belirleyici dinamiklerini koydu.
Türkiye’de filolar büyüyor: “800 ticari uçak, 10 yılda iki kat”
Southwind Airlines CEO’su Şükrü Can, Türkiye sivil havacılığının dönüşümünü tarihsel bir çerçevede anlatarak, sektördeki rekabet ve kapasite artışına dikkat çekti. Can, 1933’te kurulan THY’nin 1985’e kadar tekil yapı olduğunu, 1985 sonrası özel havayollarının önünün açıldığını hatırlattı. Bugün gelinen noktayı ise şu sözlerle aktardı:
“Şu anda 14 tane hava yolu var… Şu an 800 tane ticari uçak var, önümüzdeki 10 yıl içinde bunun ikiye katlanmasını bekliyoruz.”
Can, Türk havacılığının Avrupa ölçeğinde performansına da işaret ederek, THY’nin uçuş sayısında Avrupa’da 3’üncü, Pegasus’un ise Avrupa’nın en çok günlük uçuş yapan 8’inci hava yolu konumunda olduğunu söyledi. “Bugün THY, Pegasus ve SunExpress Türk havacılığında tarih yazıyor” ifadesi panelin öne çıkan mesajları arasında yer aldı.
Küresel projeksiyon: 2043’te 17 milyar, 2053’te 22 milyar yolcu
TAV Airports COO’su Mete Erna ise küresel ölçekte büyümenin hız kesmeden süreceğine dikkat çekti. Erna, uluslararası havalimanları ekosisteminin öngörülerini aktararak şöyle konuştu:
“2043’e kadar toplam hava yolu yolcu sayısı 10 milyar yolcudan yaklaşık 17 milyar yolcuya çıkacak. 2053 yılında beklenen yolcu sayısı ise 22 milyar.”
Bu ölçeğin, hava taşımacılığının önümüzdeki çeyrek asırda yaklaşık 2–2,5 kat büyümesi anlamına geldiğini vurgulayan Erna; büyümenin yalnızca havayollarını değil, havalimanlarını ve hizmet zincirini de dönüştüreceğini belirtti. Panelde paylaşılan verilere göre, bu büyüme aynı zamanda milyonlarca ek istihdam ve trilyon dolarlık altyapı yatırımı ihtiyacı demek.
Erna, kapasite artışının sadece yeni terminal ve pist yatırımlarıyla değil; teknolojiyle verimlilik artışıyla da yönetileceğini kaydetti. Biyometrik tanıma, uzaktan check-in, daha akıllı akış yönetimi gibi uygulamalarla havalimanlarının “şişe boğaz” noktalarının rahatlatılabileceğini anlattı. Bununla birlikte yolcu deneyiminde insan temasının tamamen kaybolmayacağını; “samimi destek ve yerel kimlik” beklentisinin güçlendiğini de vurguladı.
Güvenlikte yeni dönem: “Riski yolcuya hissettirmeden yöneteceğiz”
TAV Güvenlik CEO’su Turgay Şahan, güvenlik ve yolcu konforu arasındaki klasik gerilimi “akıllı güvenlik” yaklaşımıyla tersine çevirmeyi hedeflediklerini belirtti. Şahan’a göre amaç, riskin arttığı yerde konforun düşmesini “yolcuya hissettirmeden” yönetmek:
“Bizim amacımız riski belirleyip, karmaşık yapıları yolcunun hissetmeyeceği şekilde otomasyon ve biyometrik verilere bağlı uygulamaya dökebilmek.”
Şahan, güvenlik otoritelerinin geçmişte “olay olduktan sonra” tedbir aldığını; bugün ise teknolojinin sağladığı imkânlarla olay olmadan önce önleyici tedbirlerin geliştirildiğini söyledi:
“Şimdi konjonktür değişti… Olay olmadan önce zararları düşünerek yolculara hissettirmeden tedbir geliştiriyoruz.”
Panelde ayrıca “touchless” (temassız) yolcu akışının, biyometrik veriler ve otomasyonla daha da yaygınlaşacağı; bunun için veri altyapısı ve uluslararası iş birliklerinin önem taşıdığı vurgulandı.
Büyüme geliyor, hazırlık şart
TIF 2026’daki panel, havacılığın yalnızca taşımacılık değil; turizm gelirleri, istihdam, teknoloji ve güvenlik ekosistemiyle birlikte ülke ekonomileri için stratejik bir kaldıraç olduğunu yeniden hatırlattı. 2053’te 22 milyar yolcu öngörüsü, sektörün önündeki fırsat kadar; altyapı, koordinasyon, teknoloji uyumu ve sürdürülebilirlik başlıklarında “zamanında hazırlık” gereğini de net biçimde ortaya koydu.

