TIF 2026 kapsamında düzenlenen “Otellerin Ötesinde: Karma Kullanım Projeleri” panelinde; markalı konut, servisli daire ve karma kullanım modellerinin turizm yatırımlarına sağladığı finansman esnekliği, gelir çeşitlendirmesi ve deneyim odaklı değer üretimi ele alındı. Avi Alkaş, başarının yatak sayısından çok projelerin kent ve ziyaretçiyle kurduğu bağla ölçüleceğini vurgularken; Hilton’dan Feras Hasbini Türkiye’nin markalı konutta yaklaşık 50 projeyle dünyada 7’nci sırada olduğunu hatırlattı. Panelde Emaar, Esas GYO, Palladium Hotels Group ve IC GYO yöneticileri ise komünite yönetimi, yapay zekâ destekli akıllı şehirler, değişen demografi ve servisli daire talebinin sektörde yeni bir kırılma noktası yarattığına dikkat çekti.

Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği (TTYD) tarafından gerçekleştirilen Turizm Yatırım Forumu – TIF 2026 kapsamında düzenlenen “Otellerin Ötesinde: Karma Kullanım Projeleri” paneli, turizm ve gayrimenkul dünyasının önde gelen isimlerini aynı masada buluşturdu. Panelde; karma kullanım geliştirme projelerinin bir “trend” olmaktan çıkıp, doğru tasarım ve doğru deneyim senaryolarıyla sürdürülebilir bir yatırım modeline dönüşüp dönüşemeyeceği tartışıldı.

Oturumun moderatörlüğünü üstlenen Alkaş & Han Spaces Yönetim Kurulu Başkanı Avi Alkaş, konaklama sektörünün büyümeyi yalnızca yatak sayıları üzerinden değil, “doğru tasarlanmış deneyim senaryoları” üzerinden okuması gerektiğini vurguladı. Alkaş, gerçek başarının artık rakamların ötesinde, projelerin kentle ve ziyaretçiyle kurduğu bağlar ve her metrekarede yaratılan katma değerle ölçüleceğini ifade etti.

Markalı konutta Türkiye: “Dünyada 7’nci sırada”

Hilton Markalı Konut Geliştirme Genel Müdürü Feras Hasbini, markalı konut modelinin küresel ölçekte ivme kazandığını belirterek Dubai’nin bu alanda “başkent” konumuna yükseldiğini söyledi. Türkiye’nin ise tamamlanmış ve devam eden yaklaşık 50 projeyle dünya genelinde 7’nci sırada yer aldığını aktaran Hasbini, projelerin büyük bölümünün İstanbul odaklı büyüdüğüne dikkat çekti. Modelin yükselişinde “inşaatın erken safhasında sağlanan nakit akışı” ve “esnek finansman çözümleri”nin önemli rol oynadığını belirten Hasbini, markalı konutun yalnızca binaya eklenen bir etiket değil; arkasında güçlü operasyon ve kalite standardı olan bir yapı olduğunun altını çizdi.

Emaar: “Gelir çeşitlendirmesi riski dengeliyor”

Emaar CFO’su Alev Şeren, karma kullanım projelerinin tasarım karmaşıklığı ve çoklu operatör yapısı nedeniyle yatırım sürecinde zaman sapmalarına daha açık olabildiğini, ancak gelir çeşitlendirmesinin bu riski önemli ölçüde dengelediğini söyledi. Şeren, karma kullanımın başarısında fonksiyonların birbirini beslemesinin ve komünite yönetiminin kritik olduğunu belirterek; yapay zekâ destekli, kendi kendine öğrenen ve arızaları öngörebilen sistemlerle “akıllı şehir” vizyonunun giderek daha belirleyici hale geleceğini vurguladı. Wellness ve sağlık fonksiyonlarının da karma kullanım reçetesine eklenmesiyle sürdürülebilir faaliyet kârı ve kusursuz bir deneyim hedeflendiğini ifade etti.

Esas GYO: “Finansal fizibiliteden önce insan fizibilitesi”

Esas GYO COO’su Nevzat Yavan ise gayrimenkul yatırımlarında dönüşümü demografik veriler üzerinden okudu. Türkiye’de 6 milyon kişinin tek başına yaşaması, mikro aile oranının yüzde 40’a ulaşması ve 15 milyonu aşan emekli nüfusun karma kullanım projelerini yeniden düşünmeyi zorunlu kıldığını belirten Yavan, “Gayrimenkulden deneyime geçmekte zorlanıyoruz” dedi. Otel odalarının yalnızca konaklama alanı değil; ofis, sürdürülebilirlik, tarım ve mikro veri merkezi gibi fonksiyonların iç içe geçtiği çok amaçlı yapılara dönüşebileceğine işaret etti.

Palladium: “Her metrekare maksimum gelir üretmeli”

Palladium Hotels Group Geliştirme Direktörü Carlos Ortega, varlık yönetiminde hedefin binanın her metrekaresinden maksimum gelir yaratacak “yaşam tarzı konseptleri” geliştirmek olduğunu söyledi. Karma kullanım projelerinde gastronomi, eğlence ve wellness alanlarının yalnızca otel misafirine değil; yerel halka ve çevredeki otellerde konaklayan ziyaretçilere de hitap edecek şekilde tasarlanması gerektiğini vurgulayan Ortega, Türkiye açısından kritik eşiklerden birinin pazarın bu projeleri nasıl algılayacağı olduğuna dikkat çekti.

IC GYO: “Servisli daire ve markalı konut talebi kırılma noktası”

IC GYO Genel Müdürü Sertaç Karaağaoğlu, turizm imarlı alanlarda markalı rezidans ve servisli daire (serviced apartment) modeline yönelik talebin hızla arttığını belirterek bunun Türkiye turizmi açısından önemli bir kırılma noktası olduğunu söyledi. Karaağaoğlu, turizm imarlı alanlarda markalı rezidans modelinin doğru kurgulanması halinde finansman sorununu avantaja çevirebileceğini; küresel oyuncularla rekabet için ise güçlü yerli markalara ihtiyaç bulunduğunu vurguladı.

Panel, karma kullanım projelerinin değerinin yalnızca çok işlevlilikten değil; doğru ölçekte, doğru deneyimle kente ve ziyaretçiye bağ kurabilmesinden geçtiği mesajıyla tamamlandı.