TIF 2026’da ana tema konuşması yapan Giora Israel LLC Başkanı Giora Israel, kruvaziyer sektörünün jeopolitik ve ekonomik dalgalanmalara karşı “hareket kabiliyeti” sayesinde otelcilikten ayrıştığını vurguladı. Türkiye’nin 8.330 km’yi aşan kıyı şeridiyle mavi ekonomide çok daha büyük bir sıçrama yapabileceğini belirten Israel, İstanbul’da kruvaziyer kapasitesinin artırılması, yeni limanlar ve destinasyon çeşitlendirmesi çağrısı yaptı; “Türkiye Karadeniz’e sahip çıkmalı” dedi.

Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği (TTYD) tarafından düzenlenen Turizm Yatırım Forumu – TIF 2026’da konuşan Giora Israel, “Mavi Ekonomi” perspektifinin turizm yatırımları açısından stratejik bir çerçeve sunduğunu söyledi. Denizle ilgili tüm faaliyetleri kapsayan mavi ekonominin, Türkiye’nin sahip olduğu coğrafi avantajla doğrudan bağlantılı olduğunu kaydeden Israel, ülkenin kıyı uzunluğuna dikkat çekti: “Türkiye’nin sahil şeridi 8.330 kilometre. Bu uzunluk; Fransa, Almanya, Hollanda, Belçika ve Portekiz’in toplamından daha fazla.”

“Oteller yerinde kalır, biz rota değiştiririz”

Kruvaziyer sektörünün en belirgin farkının esneklik olduğunu vurgulayan Israel, jeopolitik risklerin arttığı dönemlerde operasyonların başka bölgelere kaydırılabildiğini belirtti: “Oteller hareket edemez; biz ise hareket edebiliyoruz. Jeopolitik veya ekonomik zorluklara ve fırsatlara göre operasyonlarımızı kaydırabiliyoruz.” Bu hareket kabiliyeti sayesinde kruvaziyerin, kriz dönemlerinde bile yeni rotalarla büyüme alanı yaratabildiğini ifade etti.

İstanbul uyarısı: “Daha büyük kapasite gerekiyor”

Israel’in konuşmasında öne çıkan başlıklardan biri İstanbul oldu. Kruvaziyer gemilerinin şehir ekonomisine güçlü bir katkı sunduğunu söyleyen Israel, İstanbul’un daha büyük kapasitelere ihtiyaç duyduğunu dile getirdi. Bunun için yalnızca tek bir limana değil, havayolu bağlantılarından konaklamaya ve yerel turlara uzanan bütüncül bir altyapı yaklaşımına işaret etti: “Hem havayolu şirketleri hem oteller hem de lokal geziler için daha fazla liman gerekiyor.”

“Türkiye’de kruvaziyer 5–6 kat büyüyebilir”

Türkiye’nin kruvaziyerde büyüme potansiyelinin mevcut ölçeğin çok üzerinde olduğuna dikkat çeken Israel, sektörde 5–6 katlık bir büyümenin mümkün olduğunu söyledi. Bu büyümenin anahtarının “ülkenin her yerini tanıtmak” olduğunu vurgulayan Israel, yalnızca İstanbul’un değil, İstanbul dışındaki destinasyonların da kruvaziyer haritasına güçlü biçimde yerleştirilmesi gerektiğini belirtti.

Karadeniz çağrısı: “Unutmayın”

Konuşmasının en net mesajlarından birini Karadeniz için veren Israel, bölgenin kruvaziyer sektörü açısından kritik bir alan olduğunu belirterek şunları söyledi: “Karadeniz’i unutmayın. Türkiye, Karadeniz’e sahip çıkmalı. Karadeniz, kruvaziyer gemileri için çok önemli bir alan.” Israel, Karadeniz’deki limanların uzun vadeli planlamada göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı.

Mavi ekonomi: Turizmden fazlası

Israel’in çerçevesinde mavi ekonomi, yalnızca turizm değil; enerji, lojistik ve denizcilik gibi alanlarda da stratejik bir ölçek anlamına geliyor. Konuşmasında tarihsel örnekler üzerinden deniz taşımacılığının dönüşümüne değinen Israel, yeni enerji teknolojilerinin denizcilikte yeni bir dönem başlatabileceğini; Türkiye gibi kıyı avantajı güçlü ülkelerin bu dönüşümden pay alabileceğini ifade etti.

TIF 2026’daki mesajını beş maddede özetleyen Israel, İstanbul’un kapasite artışı ve yeni liman ihtiyacının yanında, destinasyon çeşitliliği ve Karadeniz odağıyla Türkiye’nin mavi ekonomide “zaten güçlü olan” turizm markasını daha geniş bir değer zincirine taşıyabileceğini kaydetti.